Röportaj09:31, 16 Temmuz 2015
Eski Yargıtay Başkanı: "Olan Hrant Dink'e oldu"

“Ermeni kimliğinin 'Türk'ten kurtuluşunun yolu, 'Türk'le uğraşmamaktır. 'Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur. Yeter ki mevcudiyetin farkında olsun.”
Hrant Dink, sekiz bölümlük yazı dizisinde yer alan bu cümleleri “Türklüğü tahkir ve tezyif ettiği” gerekçesiyle Şişli Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 6 ay hapse mahkûm edildi.
Yargıtay 2006’da Dink’e verilen mahkûmiyet kararını onarken, AİHM 2010’da Türkiye’nin en yüksek mahkemesini tekzip ederek “hakaret değil, ifade özgürlüğü” dedi. AİHM, Hrant Dink yerine ailesine tazminat ödenmesi kararı verdi.
39 yılı aşkın meslek hayatının 18 yılını geçirdiği Yargıtay Başkanlığı’ndan Şubat ayında ayrılan Ali Alkan’ın T24’e verdiği söyleyişinde “Bugün gelinen noktada bence Yargıtay’da böyle bir dosya önümüze gelse beraat ederdi” dedi.
“Dink cinayeti Türkiye’ye öğretti, bu bağlamda Yargıtay’a da öğretti” ifadesini kullanan Ali Alkan’ın söyleyişinin Hrant Dink ile ilgili yanıtları aşağıda sunulur:
- 2013 Adli Yıl Açılış Töreni’nde şu cümleyi kurdunuz: "Hiçbir durumda devlet, izlemek, imkân sağlamak ya da uygulamak zorunda olduğu düşünce karşısında beğenmemek biçiminde bile olsa tavır almamalıdır." Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda Hrant Dink hakkında verilen “Türklüğe hakaret” mahkûmiyeti sizce hatalı mıydı?
İfade özgürlüğü hakkında Türkiye çeşitli aşamalardan geçti, özellikle AİHM’de (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) ifade özgürlüğü ile ilgili Türkiye aleyhine verilen kararlardan sonra yargının da bakış açısında önemli değişiklikler oldu. O günkü Genel Kurul’a katılan arkadaşlarımızın ifade özgürlüğünden anladığı dar bir yorumdu. “İfade özgürlüğü var ama suiistimal edilmemesi, Türklüğe hakarete dönüşmemesi gerekir” diye değerlendirdiler. Ama bugün gelinen noktada bence Yargıtay’da böyle bir dosya önümüze gelse beraat ederdi.
- Türkiye yargısı kendi kendine bırakılsaydı sizce bu ilerleme olmaz mıydı?
Hayır, AİHM’nin etkisi çok oldu çünkü görev yaptığımız sürede önemli miktarda Yargıtay üyesini AİHM’ye araştırma gezisine yolladık. Ve orada AİHM’nin ifade özgürlüğüne bakış açısı pratikte gördük, bakış açımız zenginleşti.
- Hrant Dink cinayeti dolaylı olarak Yargıtay için öğretici mi oldu?
Türkiye’ye öğretti, bu bağlamda Yargıtay’a da öğretti.
‘Olan Hrant Dink’e oldu, artık arkadaşlarımız daha özgürlükçü’
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda Dink davasına bakan bir üye, Fethiye Çetin’e “Dink Ermeni olmasaydı mahkûmiyet almayacağını” söylemişti. Sizce “Türklüğe hakaret” milliyetçi saiklerle, ifade özgürlüğünden ziyade devleti önceleyen bir noktadan verilen bir karar mıydı?
Arkadaşlarımız hangi saiklerle hareket etti bilmiyorum ama şu mutlak ki ifade özgürlüğüne AİHM’nin baktığı açıdan bakılmıyordu. Şimdi bakış açısı değişti.
- Olan Hrant Dink’e mi oldu?
Evet. Arkadaşlarımız artık daha özgürlükçü. Zaten bize en çok şikayet edilen konulardan biri siyasilerin “kişilik haklarına saldırı” başvurularıdır. İlk bakışta çok ağır sözler söylendiği için “Bunu hakaret kabul etmek gerekir” diyorsun. Ama sonra bugün ifade özgürlüğünün geldiği noktada buna bu açıdan bakmak gerektiğini, müeyyide (yaptırım) uygulamayacağını görüyorsun.
- Yargıtay kararının Dink suikastine giden yolda bir taş olması sebebiyle, genel kurulda Dink aleyhine oy kullanan hâkimlerin Dink ailesinden özür dilemesi gerektiği fikrine katılır mısınız?
Bu kendilerinin bileceği bir tasarruftur.
- Karşı çıkmadığınız için soracağız; siz Yargıtay kararının suikaste giden yolu açtığını düşünüyor musunuz?
Hayır, ben böyle bir yol açtığını düşünmüyorum.
- Dink cinayeti davasında adım atılmazken Başombudsmanlığa getirilen Nihat Ömeroğlu dahil süreçte Dink aleyhine tavır alan görevlilerin kariyerlerinde yükselmelerini siz nasıl yorumluyorsunuz?
Sayın Nihat Ömeroğlu, emekli olduktan sonra ombudsmanlığa getirildi. Bunlar idarenin tasarruflarıdır, bizim takdirimiz dışındadır.
Bölümün son haberlerİ

Medyascope Dış Haberler Editörü Ermenihaber'e konuştu: "Erdoğan iktidardayken çözüm bulamayan bir Türkiye-Ermenistan normalleşmesi, Erdoğan'dan sonra çözüm bulması çok zor."

Ermenihaber.am'e konuşan T24 muhabiri Yinanç, Ermenistan-Türkiye normalleşme sürecini değerlendirdi.

Ermenihaber.am'e konuşan İHA muhabiri Mutlu, Ermenistan-Türkiye normalleşme sürecini değerlendirdi.
Alıntı

İranist Begijanyan, Reisi’nin ifadelerini yorumladı: “Ermenistan'a baskı yapılırsa Tahran müdahale eder”
En Çok Okunan
Eğer boykotlar yaygınlaşır ve büyük ekonomik zararlar doğurursa, hükümet bazı adımlar atmak zorunda kalabilir.
Çatışmalar sonucunda Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'ne mensup 110 asker hayatını kaybetti.
Soruşturma, Ermenistan Ceza Kanunu'nun 422. maddesinin 2. fıkrası kapsamında, iktidarı ele geçirmeye yönelik kamu çağrısı niteliği taşıyan eylem şüphesiyle yürütülüyor.
Davtyan, Türkiye’de yarışmanın her zaman ayrı bir sorumluluk taşıdığını belirtti. Daha önce de bu ülkede Avrupa Şampiyonaları’na katılmış ve ilk kez atlama masasında Avrupa şampiyonu olmuştu.
Dina Titus, tasarının soykırım inkârıyla mücadele etmenin yanı sıra, Ermeni Soykırımı kurbanlarının anısını onurlandırmayı amaçladığını vurguladı:
Takvİm
Anket
Bu yıl Ermenistan ile Türkiye devlet sınırı iki ülke vatandaşları için açılır mı?
Pİyasalar
EUR | TRY | USD |
549.84 | 90.05 | 485.12 |