Soykırım09:15, 20 Nİsan 2016
Avukat Eren Keskin: "Evet, 1915 SOYKIRIMI, radikal bir kötülüktü!"

Kürt avukat ve insan hakları savuncusu Eren Keskin, Ermeni Soykırımı'na dair bir yazı kaleme aldı.
Keskin , "Evet, 1915 SOYKIRIMI, radikal bir kötülüktü!
101 yıl önce, yaşadığımız coğrafyada, telafisi mümkün olmayan, geri dönüşsüz, bağışlanması imkansız olan büyük bir suç işlendi.
Sistemli bir imha politikası ile Ermeni ulusu, yaşamları, toplumsal örgütlenmeleri, ekonomileri, sanat ve zanaatları, tarih ve kültür mirasıyla birlikte yok edildiler." diye yazıyor.
Osmanlı İmparatorluğu’nun halefi Türkiye Cumhuriyeti'nin, Lozan Antlaşması’yla mali borçlarını, devir almasına rağmen dönemin en büyük suçunun özür borcunu devir almadığına vurgu yapan yazar, TC'nin, SOYKIRIMCI İttihatçı zihniyeti "kuruluş ideoloji" olarak kabul ettiğine dikkat çekiyor.
"Kendisi de, zamanında bir İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi olan Mustafa Kemal, SOYKIRIM’da bizzat yer alan ve yargılanıp serbest bırakılan İttihatçıların bir çoğuna, devletin kuruluşunda yer verdi, birçoğu bakan yapıldı." diyen Keskin, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşunun, bir ‘kopuş’ ya da, bir ‘devrim’ olarak sunulması, büyük bir yalandı.Ve Türk resmi ideolojisi, bu yalan üzerine tanımlandı. Devletin hukuki yapısı da bu büyük yalanın, hukuki kavramlar ile şekillendirilmesiyle oluştu." şeklinde yazısına devam ediyor.
İnsan hakları savuncusu, Cumhuriyet döneminden önce çıkarılan Emval-i Metruke (Sahipsiz Mal) Yasası ile Ermenilerin sahip oldukları tüm mal ve mülkünün, bir devlet yalanıyla SAHİPSİZLEŞTİRİLEREK YAĞMALANDIĞINI hatırlatıyor. Hatta bu TALAN ve YAĞMANIN, Cumhuriyet döneminde de devam ettiğini vurguluyor.
Son dönemde Türkiye'nin gündeminde olan Doğu Perinçek - İsviçre davasını, Türk askerlerin, kürt halkına, “Hepiniz Ermeni’siniz, hepiniz piçsiniz” demesini, Hrant Dink, Sevag Balıkçı ve Maritsa Küçük cinayetlerini hatırlatan yazar, bu olayların, "inkar ülkesi" Türkiye’de Ermenilerin can güvenliğinin olmadığının bir ispati ve "resmi ideolojinin" toplum için şekillendirici bir rol oynadığının göstergesi olduğunu dile getiriyor.
Keskin, yazısını şu satırlarla sonlandırıyor: "İnsan Hakları savunucuları bilirler ki, gecikmeli de olsa uluslararası hukuktaki her kazanım mücadeleyle gerçekleşir. Bizler de, yüzyılın bu en büyük suçunun, Ermeni Ulusu üzerinde yarattığı tahribatın hiçbir zaman telafisinin mümkün olamayacağını bilsek de, SOYKIRIMI’NIN tanınması ve TAZMİNİ yönünde çabalarımızı sonuna kadar devam ettireceğiz."
Bölümün son haberlerİ

Konukları, Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü Direktörü Edita Gzoyan karşıladı ve anıt kompleksinin tarihçesini aktararak onlara rehberlik etti.

Fransa'nın başkenti Paris’te bulunan Shoah Anma Merkezi’nin girişimiyle düzenlenen “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni Soykırımı” başlıklı açık hava sergisinin açılışı gerçekleştirildi.

Anma programının ikinci önemli durağı, Montebello kentinde yer alan ve yaklaşık 50 yıl önce ABD eyalet arazisine inşa edilen soykırım anıtı olacak.
Alıntı

İranist Begijanyan, Reisi’nin ifadelerini yorumladı: “Ermenistan'a baskı yapılırsa Tahran müdahale eder”
En Çok Okunan
Eğer boykotlar yaygınlaşır ve büyük ekonomik zararlar doğurursa, hükümet bazı adımlar atmak zorunda kalabilir.
Çatışmalar sonucunda Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'ne mensup 110 asker hayatını kaybetti.
Soruşturma, Ermenistan Ceza Kanunu'nun 422. maddesinin 2. fıkrası kapsamında, iktidarı ele geçirmeye yönelik kamu çağrısı niteliği taşıyan eylem şüphesiyle yürütülüyor.
Davtyan, Türkiye’de yarışmanın her zaman ayrı bir sorumluluk taşıdığını belirtti. Daha önce de bu ülkede Avrupa Şampiyonaları’na katılmış ve ilk kez atlama masasında Avrupa şampiyonu olmuştu.
Dina Titus, tasarının soykırım inkârıyla mücadele etmenin yanı sıra, Ermeni Soykırımı kurbanlarının anısını onurlandırmayı amaçladığını vurguladı:
Takvİm
Anket
Bu yıl Ermenistan ile Türkiye devlet sınırı iki ülke vatandaşları için açılır mı?
Pİyasalar
EUR | TRY | USD |
549.84 | 90.05 | 485.12 |