Makale16:51, 02 Nİsan 2025
Türkiye’de boykot dalgası büyüyor: Ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Ekrem İmamoğlu ve 51 kişi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı soruşturmalarda tutuklanmıştı. Soruşturmaları protesto eylemlerinde de çoğu üniversiteli en az 301 kişi tutuklandı.
İlk olarak, birçok üniversitede derslere girmeme şeklinde akademik boykotlar düzenlendi. Bu eylemler, öğrencilerin hükümetin tutumuna karşı tepkilerini ifade etme biçimi olarak öne çıktı. CHP, bazı markalara boykot başlattı. Dünyaca ünlü müzisyenler de Türkiye'de yapılacak konserlerini iptal etti. Ardından, bu protestolar ekonomik boykot çağrılarına dönüştü. Hafta sonu da Türkiye vatandaşları sosyal medyada “2 Nisan’da tüm tüketimi durdur” kampanyası başlattı.
Bu boykot çağrıları, toplumun geniş kesimlerinde yankı buldu ve hükümetin tutumuna karşı genel bir memnuniyetsizliği yansıttı. İstanbul başsavcılığı çağrıyı yayanlara ‘nefret ve ayrımcılık’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Öğrencilerin bu eylemleri, adalet ve demokrasi taleplerini dile getirme çabalarının bir parçası olarak değerlendirildi. Bir ünlü oyuncu boykot çağrısına destek verdiği için TRT, dizi kadrosundan çıkardı. Yani boykot eylemine destek verenler hedef haline getirildi. Türk yetkililer boykot karşıtı açıklamalar yaptı, bunu bir 'tehdit', 'sabotaj' olarak nitelendirdiler.
Bu boykot dalgasının olgunlaşlaşmasının birkaç temel nedeni var.
Siyasi nedenler
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması, muhalefet tarafından siyasi bir karar olarak görülüyor. Hükümetin, seçim sürecinde güçlü rakiplerini saf dışı bırakmaya çalıştığı iddia ediliyor. Öğrenciler ve muhalefet, bu durumu hukukun siyasallaşması olarak değerlendiriyor.
İmamoğlu’nun tutuklanması, yaklaşan seçimlerle bağlantılı olarak görülüyor. Muhalefet, hükümetin demokratik süreci manipüle ettiğini ve seçimleri kazanmak için hukuku araçsallaştırdığını iddia ediyor.
Son yıllarda hükümetin protestolara, öğrenci hareketlerine ve muhalif seslere karşı sert müdahalelerde bulunması tepki çekiyor. Geçmişte Boğaziçi Üniversitesi protestolarında olduğu gibi, öğrencilerin barışçıl eylemleri polis müdahaleleriyle bastırılmıştı.
Demokrasi arayışı
Türkiye'de son yıllarda basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü gibi konularla ilgili endişeler artmış durumda. Öğrenciler ve sivil toplum örgütleri, demokratik hakların kısıtlandığını ve eleştirel seslerin susturulmaya çalışıldığını düşünüyor.
Ekonomik kriz ve geçim sıkıntısı
Türkiye’de enflasyonun yüksek olması, hayat pahalılığı ve genç işsizlik oranlarının artması, hükümete yönelik tepkileri artırıyor. Üniversite öğrencileri, eğitim giderlerinin ve barınma maliyetlerinin aşırı yükselmesinden şikayetçi. Hükümetin ekonomi politikalarının halkı daha da zor duruma soktuğu düşünülüyor.
Öğrenciler ve geniş kesimler, İmamoğlu’nun tutuklanmasını ve hükümetin genel politikalarını protesto ederek, demokrasi, adalet ve özgürlük taleplerini dile getiriyor. Bu boykot ve protestolar, hükümete karşı genel bir memnuniyetsizliğin ve toplumsal tepkinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Boykot ne gibi sonuçlar doğurabilir?
Eğer boykotlar yaygınlaşır ve büyük ekonomik zararlar doğurursa, hükümet bazı adımlar atmak zorunda kalabilir. Bu süreçte sosyal medyanın gücüyle, hükümetin politikalarına karşı daha geniş bir kamuoyu tepkisi oluşabilir. İmamoğlu’nun serbest bırakılması, yargı kararlarının gözden geçirilmesi veya halkı rahatlatacak ekonomik düzenlemeler gündeme gelebilir. Ancak, Türkiye hükümetinin şimdiye kadar benzer durumlarda geri adım atmadığı göz önüne alındığında, bu ihtimal düşük görünüyor.
Türkiye’de geçmişte birçok boykot hareketi yaşandı, ancak çoğu uzun vadede etkisini kaybetti. Eğer halkın büyük bir kısmı boykota katılmazsa veya alternatif çözümler üretilmezse, bu hareket zamanla gücünü yitirebilir. Ayrıca, hükümet ekonomik teşvikler veya baskı mekanizmaları kullanarak boykotları etkisiz hale getirebilir.
Türkiye iktidarı boykotları ve protestoları “halkı yanıltma ve kışkırtma” olarak değerlendirip daha sert yasalar ve cezai yaptırımlara başvurabilir. Özellikle öğrencilere ve protestolara katılanlara yönelik yargı süreçleri başlatılabilir. Medya kontrolü sıkılaştırılarak boykot haberlerinin yayılması engellenebilir.
Bölümün son haberlerİ

Eğer boykotlar yaygınlaşır ve büyük ekonomik zararlar doğurursa, hükümet bazı adımlar atmak zorunda kalabilir.

Ermenihaber.am, bu anlaşmaya ilişkin dünyadan gelen tepkilerini ve Ermenistan yetkililerini açıklamalarını yayınladı.

Suriye'deki gerilimin arkasında kim var? Türkiye için ne kadar avantajlı?
Alıntı

İranist Begijanyan, Reisi’nin ifadelerini yorumladı: “Ermenistan'a baskı yapılırsa Tahran müdahale eder”
En Çok Okunan
Eğer boykotlar yaygınlaşır ve büyük ekonomik zararlar doğurursa, hükümet bazı adımlar atmak zorunda kalabilir.
Çatışmalar sonucunda Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'ne mensup 110 asker hayatını kaybetti.
1869 yılında, günümüzde Türkiye sınırları içinde yer alan Mardin’de dünyaya gelen Ignatius Maloyan, 1883 yılında Lübnan’da rahip olarak kutsandı.
Soruşturma, Ermenistan Ceza Kanunu'nun 422. maddesinin 2. fıkrası kapsamında, iktidarı ele geçirmeye yönelik kamu çağrısı niteliği taşıyan eylem şüphesiyle yürütülüyor.
Avrupa Komisyonu adına, Komisyon Üyesi Oliver Varhelyi bir açıklama yapacak.
Takvİm
Anket
Bu yıl Ermenistan ile Türkiye devlet sınırı iki ülke vatandaşları için açılır mı?
Pİyasalar
EUR | TRY | USD |
549.84 | 90.05 | 485.12 |