Ermenistan Devlet Ekonomi Üniversitesi bünyesindeki “Amberd” Araştırma Merkezi uzmanı Anna Pakhlyan, İran’da derinleşen istikrarsızlığın ve İran riyalindeki değer kaybının Ermenistan ekonomisine olası etkilerini değerlendirdi. Pakhlyan’a göre bu etki ticaret, döviz, rekabet ve lojistik boyutları olan çok katmanlı bir nitelik taşıyor.
Riyalin değer kaybı, İran’daki ekonomik aktörlerin ödeme gücünü zayıflatarak Ermenistan’dan ithalatın azalmasına yol açabilir. Bu durum, Ermenistanlı ihracatçılar için fiyat rekabetini zorlaştırırken, kısa vadede İran’dan yapılan bazı ithalatları daha cazip hale getirebilir. Ancak süreç, tedarik zincirlerinde istikrarsızlık, ödeme ve lojistik risklerin artmasıyla da birlikte seyredebilir.
Ermenistan ve İran ekonomilerinin derin entegrasyona sahip olmadığını belirten Pakhlyan, buna rağmen enerji ve transit gibi stratejik alanlarda önemli bir karşılıklı bağımlılık bulunduğunu vurguladı. Özellikle alternatifi olmayan “gaz karşılığında elektrik” mekanizmasının, İran’daki uzun süreli bir krizden olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekti. Olası sorunların ürün kıtlığından ziyade teslimat gecikmeleri ve maliyet artışları şeklinde ortaya çıkması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağına dair açıklamasına da değinen Pakhlian, kararın henüz hukuki çerçevesinin netleşmediğini hatırlattı. Mevcut veriler ışığında, böyle bir uygulamanın Ermenistan üzerinde doğrudan ekonomik etkisinin sınırlı olmasının beklendiğini, asıl hassasiyetin ise siyasi ve jeopolitik boyutta olduğunu ifade etti.
Pakhlyan’a göre Ermenistan’ın bu süreçte izlemesi gereken yol; ani tepkilerden kaçınan, pragmatik ve önleyici bir yaklaşım benimseyerek kısa vadeli istikrarı korurken orta vadeli yapısal uyum adımlarını da eş zamanlı olarak hayata geçirmek olmalı.
Kaynak: Ermeni Haber








