ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’in 9 Şubat’ta Ermenistan’a yapacağı ziyaretin olası sonuçları ve bu ziyaretin Ermenistan açısından taşıdığı anlam siyaset bilimci Styopa Safaryan değerlendirdi.
Safaryan’a göre, ABD Başkanı’nın daha önce yaptığı açıklamalardan da anlaşıldığı üzere Vance’in Azerbaycan ve Ermenistan ziyaretlerinin temel amacı, bölgesel ulaşım ve iletişim hatlarının hayata geçirilmesi ve kurumsallaştırılması sürecini ilerletmek. Bu çerçevede, söz konusu güzergâhlar ve bunlara ilişkin somut adımlar açısından yeni bir aşamanın temellerinin atılması bekleniyor.
Siyaset bilimci, Vance’in ziyaretinin Güney Kafkasya’da ABD’nin sürece daha aktif dâhil olmasının yeni bir aşaması olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Bu sürecin ilk somut göstergelerinin, 8 Ağustos’ta Ermenistan ile imzalanan üçlü ve ikili bildiriler ile mutabakat muhtıraları ve Azerbaycan’la imzalanan bir belge olduğunu hatırlattı. Ermenistan ile imzalanan mutabakatların enerji ve “Barış Kavşağı” girişimi, altyapıların geliştirilmesi ile iletişim ve yapay zekâ alanlarını kapsadığını vurgulayan Safaryan, bunun Ermenistan’ın enerji sisteminin kapsamlı biçimde modernizasyonunu öngördüğünü ifade etti.
Yatırım boyutuna dikkat çeken Safaryan, ABD ile Ermenistan arasında yüksek riskli ancak büyük ölçekli projeleri içeren karşılıklı faydaya dayalı bir işbirliğinin başladığını söyledi. Bu çerçevede Ermenistan’da yeni bir nükleer santral inşasının da gündeme gelebileceğini, bu konuda daha önce açıklamalar yapıldığını hatırlattı. Yüksek teknoloji ve ileri sanayi alanındaki gelişmeler sayesinde Ermenistan’ın küresel tedarik zincirinin bir parçası haline gelerek mikroçip üretimi gibi alanlarda dünyaya açılabileceğini belirtti. Ayrıca veri ve internet kablolarının Ermenistan üzerinden geçirilmesinin, “dijital Barış Kavşağı” olarak nitelendirilebilecek yeni bir iletişim hattı oluşturabileceğini kaydetti.
Hem Ermenistan’ın hem de Azerbaycan’ın ABD ile ilişkilerini derinleştirmeye çalıştığını belirten Safaryan, Ermenistan’ın bu süreçte şimdiden somut kazanımlar elde ettiğini söyledi. Ona göre Ermenistan, küresel pazarları birbirine bağlayan kilit bir halka haline geliyor ve bu pazarlarda faaliyet gösteren ülkeler Güney Kafkasya’da, özellikle de Ermenistan’ın güvenliği ve barışı konusunda kayıtsız kalamaz. Ermenistan’ın güvenliğini tehlikeye atmak, aynı zamanda bu pazarları birbirine bağlayan hatları da riske sokmak anlamına gelir.
Olası risklere değinen Safaryan, dünyada hiçbir sorumlu aktörün ABD’nin Ermenistan’da planladığı milyarlarca dolarlık yatırımları tehlikeye atmak istemeyeceğini vurguladı. Aynı şekilde, birçok önemli devletin ve küresel aktörün çıkarlarının kesiştiği tedarik zincirlerini koparmaya da kimsenin istekli olmadığını belirtti. Bu durumun, en azından orta vadede Ermenistan’a yönelik askeri saldırı risklerini ciddi ölçüde azalttığını ifade etti.
Azerbaycan konusuna da değinen Safaryan, Bakü’nün Ermenistan’ı küresel tedarik zincirlerinin dışında bırakmaya çalıştığını, ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi. ABD’li yetkililerin müdahalesiyle, ulaşım hattının Ermenistan topraklarından geçmesi gerektiğinin net biçimde ortaya konduğunu belirten Safaryan, Azerbaycan’ın Türkiye–Gürcistan–Azerbaycan güzergâhını tercih ettiğini ancak bu seçeneğin kabul edilmediğini vurguladı. Sonuç olarak, ABD’nin tutumu doğrultusunda söz konusu yolun Ermenistan Cumhuriyeti üzerinden geçeceği gerçeğiyle Azerbaycan’ın artık yüzleşmek zorunda kaldığını ifade etti.
Kaynak: Ermeni Haber









