• Hakkımızda
  • Dünya
  • Toplum
  • Hukuki
  • Eğitim
  • Röportaj
  • Eski site
7 Mayıs 2026
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
No Result
View All Result
  • tr Türkçe
  • am Հայերեն
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
tr Türkçe am Հայերեն

İran krizi ve Türkiye’nin kaçınma stratejisi

23:58, 13 Mart 2026
- Ana, Politika, Yazılar, ztr
Share on FacebookShare on Twitter

Ortadoğu’da yükselen gerilim, yalnızca İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki askeri çatışma ihtimaliyle sınırlı değil. Çatışmanın giderek bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığı bir dönemde dikkatler giderek daha fazla Türkiye üzerine çevriliyor.

Son günlerde Türkiye hava sahasıyla ilgili ortaya çıkan gelişmeler bu tartışmaları daha da yoğunlaştırdı. Özellikle son on gün içinde Türkiye’ye yöneldiği iddia edilen ve hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği belirtilen üçüncü füze olayı, savaşın Türkiye sınırlarına kadar yaklaşabildiğini gösteren dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.

Bu olay, Türkiye’nin bu savaşın tamamen dışında kalıp kalamayacağı sorusunu gündeme getirdi.

“Üçüncü füze” ve Türkiye’nin kırılgan konumu

Türkiye hava sahasında imha edildiği belirtilen füze olayları, çatışmanın Türkiye açısından yalnızca uzaktan izlenen bir kriz olmaktan çıkabileceğini gösteriyor. İran’dan ateşlendiği değerlendirilen bazı balistik unsurların Türkiye hava sahasında etkisiz hale getirildiği ve parçalarının ülkenin güneydoğusuna düştüğü yönündeki bilgiler, savaşın fiilen Türkiye sınırlarına kadar ulaşabildiğini ortaya koyuyor.

Son on gün içinde yaşanan üçüncü olay, Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle bu tür krizlerden tamamen uzak kalmasının ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösterdi.

Türkiye bir yandan NATO üyesi olarak Batı güvenlik mimarisinin parçası, diğer yandan ise bölgesel dengelerde bağımsız bir aktör olarak hareket etmeye çalışan bir ülke. Bu ikili konum, Türkiye’nin Ortadoğu’daki krizlere yaklaşımında sık sık çelişkili bir tablo ortaya çıkarıyor.

Bir tarafta NATO üyeliği ve Batı ile askeri ilişkiler bulunurken, diğer tarafta Türkiye’nin bölgesel güç olma iddiası ve İslam dünyasında siyasi etki oluşturma hedefi yer alıyor. Bu iki yönlü strateji, özellikle İran gibi bölgesel aktörlerle yaşanan krizlerde Ankara’nın net bir pozisyon almaktan kaçınmasına yol açabiliyor.

İncirlik tartışması ve Ankara’nın mesajı

Bu çelişkili konumun en görünür olduğu konulardan biri de İncirlik Hava Üssü tartışması oldu.

Türkiye Millî Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda özellikle şu vurgunun yapılması dikkat çekiciydi: “İncirlik bir Türk üssüdür ve burada Amerikan askerlerinin bulunması üssün bir Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez”.

Bu açıklama teknik bir detaydan çok siyasi bir mesaj niteliği taşıyor. Türkiye bu tür vurgularla, topraklarının doğrudan ABD veya başka bir aktörün savaş operasyonlarının merkezi olarak görülmesini istemediğini göstermeye çalışıyor.

İran’ın zayıflaması Türkiye için ne anlama gelir?

Türkiye’nin bu savaş konusunda temkinli davranmasının en önemli nedenlerinden biri de İran’ın olası bir zayıflamasının yaratacağı bölgesel sonuçlardır.

Ortadoğu’daki güç mücadelesinde İsrail uzun süredir bölgedeki rakip güçleri zayıflatmaya yönelik stratejiler izlemekle suçlanıyor. Bu çerçevede İran’ın askeri veya siyasi olarak zayıflatılması yalnızca Tahran yönetimini değil, bölgedeki güç dengelerini de köklü biçimde değiştirebilir.

Böyle bir senaryoda İran’ın parçalanması veya ciddi şekilde istikrarsızlaşması ihtimali de sık sık tartışılıyor.

İran’daki olası bir istikrarsızlık en çok ülkenin batısında yaşayan Kürt nüfus üzerinden yeni jeopolitik tartışmalar doğurabilir. İran’ın batı bölgelerinde milyonlarca Kürt yaşıyor ve bu bölgelerde geçmişte merkezi yönetimle çeşitli gerilimler yaşandığı biliniyor.

Böyle bir senaryoda İran’daki otorite boşluğu, Kürt siyasi hareketlerinin yeniden güç kazanması veya yeni siyasi oluşumların ortaya çıkması gibi ihtimalleri gündeme getirebilir.

Bu durum yalnızca İran’ı değil, aynı zamanda Türkiye’yi de doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak görülüyor. Çünkü İran’daki bir kırılma, bölgedeki Kürt meselesini yeniden uluslararası bir jeopolitik başlık haline getirebilir. Ayrıca İran’daki istikrarsızlık Türkiye sınırlarında yeni güvenlik riskleri ve göç hareketleri yaratabilir.

İslam dünyası ve mezhep dengeleri

Ortadoğu’daki güç dengeleri yalnızca askeri hesaplardan ibaret değil. Aynı zamanda dini ve ideolojik faktörler de bölgesel siyaseti önemli ölçüde etkiliyor. İran bölgedeki en güçlü Şii siyasi merkezi olarak kabul edilirken, Türkiye çoğunluğu Sünni olan bir ülke olarak farklı bir siyasi ve dini çevrede yer alıyor.

Bununla birlikte Türkiye son yıllarda dış politikasında daha geniş bir İslam dünyası etkisi oluşturma hedefini sık sık gündeme getiriyor. Bu tür bir hedefle hareket eden bir ülke için İran’a karşı doğrudan askeri bir cephede yer almak, İslam dünyasında ciddi bir siyasi maliyet yaratabilecek bir adım olabilir.

Özellikle mevcut çatışmanın ana askeri aktörleri olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail görülürken hedefteki ülkenin İran olması, Türkiye’nin bu savaşta taraf olmasını daha da hassas bir mesele haline getiriyor.

Bu savaş giderek daha geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek bir noktaya doğru ilerlerken Türkiye kritik bir konumda bulunuyor. Son günlerde yaşanan füze olayları savaşın Türkiye sınırlarına ne kadar yaklaşabileceğini açık biçimde gösterdi.

Buna rağmen Türkiye’nin genel yaklaşımı oldukça net: Ankara bu savaşın parçası olmak istemiyor.

Türkiye’nin bu tutumu yalnızca askeri risklerden kaçınmakla ilgili değil. Aynı zamanda İran’ın zayıflaması durumunda ortaya çıkabilecek yeni jeopolitik sorunlardan, özellikle de bölgesel güç dengeleri ve Kürt meselesinin yeniden uluslararası bir krize dönüşmesinden duyulan kaygıyla da yakından ilgili.

Bu nedenle Ankara için asıl öncelik savaşa dahil olmak değil, Ortadoğu’daki bu çatışmanın mümkün olduğunca dışında kalmak ve ortaya çıkabilecek yeni bölgesel kırılmaların Türkiye’ye yansımasını sınırlamak gibi görünüyor.

Kaynak: Ermeni Haber

Yazar: Ayşe Maraşlı

Bölümdeki son haberler

Ermeni Haber çalışanımız, saygın Türkolog Gevorg Kalloşyan hayatını kaybetti

7 Mayıs 2026

Derin bir üzüntüyle sevgili dostumuz ve meslektaşımız, Ermenihaber.am sitesinin özverili çalışanı, deneyimli ve saygın Türkolog Gevorg Kalloşyan’ın hayata gözlerini yumduğunu...

Iddia: ABD ve İran arasında 14 maddelik gizli mutabakat var

6 Mayıs 2026

Mutabakatın hayata geçmesi durumunda, ABD dünya genelinde dondurulmuş olan milyarlarca dolarlık İran fonunu kademeli olarak serbest bırakacak.

Yerevan ile Tiflis arasındaki işbirliği örnek teşkil ediyor ve bölgemiz açısından büyük önem taşıyor

6 Mayıs 2026

Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, Yerevan ile Tiflis arasındaki mevcut ilişkiler düzeyini ve işbirliğini örnek olarak nitelendirdi.

Next Post

Ermenistan ve İran, sınırda ikinci köprü projesi üzerinde çalışıyor

338

Recep Tayyip Erdoğan 2026’da Ermenistan’ı ziyaret edecek mi?

Foto

Foto

Ermenistan sivil toplum temsilcileri, kara sınırının belirlenmiş bölümünden Azerbaycan’a gitti

10 Nisan 2026

En Çok Okunan

Ana

Ermeni Haber çalışanımız, saygın Türkolog Gevorg Kalloşyan hayatını kaybetti

7 Mayıs 2026
Ana

Ermenistan ve Türkiye Ani’deki İpek Yolu Köprüsü’nü birlikte yenileyecek

16 Eylül 2025
Ana

Serdar Kılıç Ermenistan’da: Evdeymişim gibi hissediyorum

5 Mayıs 2026
Ana

24 Nisan’ın gölgesinde sorumluluk ve gerçekçilik

24 Nisan 2026

Kısa ve öz

  • Güncel Haberler
  • Hakkımızda
  • Kısa ve öz

2010-2025 © ermenihaber.am
Tüm hakları saklıdır

ERMENİ HABER AJANSI

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
  • Dünya
  • Toplum
  • Hukuki
  • Eğitim
  • Röportaj
  • Eski site
  • Hakkımızda

Copyright EH ermenihaber.am © 2015-2025
Tüm hakları saklıdır