Azerbaycan güçleri, işgal altındaki Dağlık Karabağ (Artsakh) Martuni bölgesine bağlı Khnuşinak köyünde, Vatan Savaşı ve Karabağ savaşlarının kurbanlarına adanmış anıt kompleksini yok etti.
Artsakh Kültürel Miras Ombudsmanı ve “Milli” Tarihi-Kültürel STK Başkan Yardımcısı Hovik Avanesov ile Artsakh Kültürel Miras Ombudsmanı Ofisi çalışanı Artak Mkrtçyan ortak bir açıklama yaptı.
“Kültürel ve tarihi mirasın yok edilmesi asla tesadüfi veya spontan bir olgu değildir. Bu, hedefe yönelik, sistematik ve devlet tarafından teşvik edilen bir politika aracıdır. Temel amacı sadece maddi değerleri ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda halkın tarihî hafızasını, kimliğini ve varlık temellerini de tahrip etmektir. Bu politika, geçmişi yeniden biçimlendirmeyi ve iktidardaki anlatımlara aykırı olan tüm kanıtları silmeyi amaçlamaktadır.
Artsakh’ın Martuni bölgesine bağlı Khnuşinak köyünde, Vatan Savaşı ve Karabağ savaşlarının kurbanlarına adanmış anıt kompleksinin yok edilmesi, tam olarak bu bağlamda değerlendirilmelidir. Bu, izole bir vandallık eylemi değil, bölgenin tarihî hafızasını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan sistematik bir stratejinin parçasıdır. Anıtların tahrip edilmesi, burada “susturulmuş tarih” yaratma mekanizması olarak işlev görmektedir; geçmişin tanıkları fiziksel olarak ortadan kaldırılarak, sahte ve manipüle edilmiş bir tarih dayatılabilir hale gelmektedir.
Khnuşinak’taki anıt sadece taş bir yapı değildi. Bu, insanların hafızasının somutlaştığı sembolik bir alandı; kendi vatanları için yaşamış, mücadele etmiş ve hayatını kaybetmiş bireylerin hatırası bu alanda yaşatılıyordu. Anıt, Ermeni varlığını, tarihî sürekliliği ve fedakarlık kavramını belgeliyordu. Dolayısıyla, yok edilmesi yalnızca geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe karşı da bir saldırıdır; yeni nesillerin kendi kimliklerinin dayanaklarından mahrum bırakılması anlamına gelmektedir.
Daha da endişe verici olan husus, bu tür eylemlerin sıklıkla uluslararası kuruluşların sessizliği eşliğinde gerçekleşmesidir. Bu sessizlik, aslında dolaylı bir sempatiye veya en azından ilgisizliğe dönüşmekte ve bu tür politikaların devamını teşvik etmektedir. Kültürel mirasın yok edilmesi uygun politik, hukuki ve ahlaki tepkiyle karşılanmadığında, bu durum yaygın bir uygulama haline gelmektedir.
Bugün Khnuşinak artık sadece bir yerleşim yeri değildir. Burası, kültürel soykırım mekanizmasının belirgin bir şekilde tezahür ettiği sembolik bir alana dönüşmüştür. Burada yok edilen yalnızca somut kültürel değerler değil, aynı zamanda hafıza, yani kimliği taşıyan öğelerdir. Ve eğer bu süreç cezasız bir şekilde devam ederse, en büyük müttefiki yalnızca fiili taraf değil, aynı zamanda tarihî olayların sistematik yeniden yazılmasına izin veren sessizlik olacaktır.
Kaynak: Ermeni Haber








