Hrant Dink Vakfı’nda yapılan “Anlatılan Kimin Hikayesi? Yerli Dizilerde Azınlık Temsili Üzerine” isimli etkinlikte konuşan sosyolog ve araştırmacı Dr. Feyza Akınerdem, “Bir Yahudi, Rum kimliği tehdit gibi gelmiyor ama Ermeni, Alevi kimliği hala kapanmamış yaraları anımsattığı için hiç değinilmiyor” dedi.
Hrant Dink Vakfı, sosyolog ve araştırmacı Feyza Akınerdem’in Türkiye’de yerli dizilerde kimlik, temsil ve görünürlük meselelerini ele aldığı “Anlatılan Kimin Hikayesi? Yerli Dizilerde Azınlık Temsili Üzerine” başlıklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 14 Mayıs’ta yapılan etkinlikte ana akım medyadan dijital platformlara dizilerde azınlık temsillerinin nasıl kurulduğu konuşuldu.
Sosyolog, araştırmacı ve siyasi danışman Dr. Feyza Akınerdem, konuşmasında “Anlatılan hikâyeler kime ait?” sorusundan hareketle, yerli dizilerde azınlık temsillerini ele aldı. Akınerdem, temsil hikayesi için güzel bir örnek olduğunu söyleyerek Orhan Pamuk’un “Kara Kitap” romanından bir pasajla konuşmayı açtı.
Alevi ve Ermenilerin televizyonun kültürel alanında hiç temsil edilmediğini de belirten Akınerdem, Yeşilçam döneminde Ermenilerle beraber çalışıldığı için filmlerde bazı simgeler olsa da özellikle günümüzde Ermeni ve Alevi temsiline hiç yer verilmediğini söyledi.
Kaynak: Agos








