• Hakkımızda
  • Dünya
  • Toplum
  • Hukuki
  • Eğitim
  • Röportaj
  • Eski site
1 Temmuz 2026
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
No Result
View All Result
  • tr Türkçe
  • am Հայերեն
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
tr Türkçe am Հայերեն

Mehmet Kaya: Sınırların açılması Diyarbakır’a yeni ekonomik fırsatlar sunacaktır

16:28, 01 Temmuz 2026
- Ana, Röportaj, ztr
Share on FacebookShare on Twitter

Ermeni Haber Ajansı, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya ile Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin ekonomik boyutunu, Kars’ta düzenlenen Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı’nın yansımalarını ve iki ülke arasında gelişebilecek ticari iş birliğinin bölge ekonomisine olası etkilerini konuştu.

Kaya, Türkiye ile Ermenistan arasında yürütülen normalleşme sürecinin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma, ekonomik entegrasyon ve toplumsal barış açısından da stratejik önem taşıdığını vurguladı. Sınırların açılması ve ulaşım bağlantılarının yeniden kurulmasının Diyarbakır başta olmak üzere bölge illeri için yeni ticaret ve yatırım fırsatları yaratacağını belirten Kaya, ekonomik ilişkilerin gelişmesinin toplumlar arasındaki güvenin güçlenmesine de katkı sağlayacağını ifade etti.

– Türkiye ile Ermenistan arasında yürütülen normalleşme sürecini iş dünyası açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

    – Bugün bölgemizin en büyük sorunlarından biri sınırların, ticaret yollarının ve ekonomik koridorların yeterince kullanılamamasıdır. Oysa Diyarbakır tarih boyunca Kafkasya’yı, Mezopotamya’yı ve Ortadoğu’yu birbirine bağlayan önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur.

    Türkiye-Ermenistan sınırının 1993 yılından bu yana kapalı olması yalnızca iki ülkenin değil, bölgenin tamamının ekonomik kaybıdır. Bu nedenle normalleşmeyi sadece diplomatik bir başlık olarak değil, bölgesel kalkınmanın ve toplumsal barışın önemli bir unsuru olarak görüyoruz.

    Bizim anlayışımıza göre barış yalnızca silahların susması değildir. Barış aynı zamanda insanların ticaret yapabilmesi, yatırım yapabilmesi, üretebilmesi ve geleceğe güvenle bakabilmesidir.

    – Kars’ta düzenlenen Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı’nın en önemli çıktıları sizce neler oldu? İş dünyasında somut bir beklenti oluştu mu?

    – Bilindiği üzere Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı, normalleşme sürecinin bir parçası olarak 2 Haziran 2026’da Kars’ta gerçekleştirildi. Kars Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe her iki ülkeden resmi yetkililer, ticaret odası temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı. Bu toplantıyı tarihi bir başlangıç olarak görüyoruz. Çünkü yıllardır birbirine kapalı olan iki ekonomik alanın temsilcileri ilk kez bu kadar güçlü bir şekilde bir araya geldi.

    Toplantının en önemli çıktısı karşılıklı güvenin yeniden inşa edilmeye başlanmasıdır. Ticaretin gelişmesi için önce insanların birbirini tanıması gerekiyor. İş dünyası tam da bunu yaptı.

    Toplantıda lojistikten turizme, tarımdan sanayiye kadar birçok alanda işbirliği imkanları konuşuldu. Özellikle sınır kapılarının açılması, demiryolu bağlantılarının yeniden kurulması ve karşılıklı ticaret heyetlerinin artırılması yönünde güçlü bir irade ortaya çıktı.

    İş dünyasında ciddi bir beklenti oluştuğunu görüyoruz. Çünkü bölge iş insanları yıllardır kapalı sınırların yarattığı maliyetlerle mücadele ediyor. Yeni ticaret koridorlarının açılması hem rekabet gücünü artıracak hem de yeni yatırım alanları yaratacaktır.

    – Sınırların açılması ve doğrudan ticaretin başlaması halinde Diyarbakır ekonomisi bundan nasıl etkilenebilir?

    – Diyarbakır yalnızca Güneydoğu Anadolu’nun değil, Mezopotamya’nın en önemli ekonomik merkezlerinden biridir. Ancak bugün sahip olduğu potansiyelin çok altında bir dış ticaret hacmine sahiptir. Ermenistan sınırının açılması Diyarbakır açısından sadece yeni bir pazar anlamına gelmez. Aynı zamanda Kafkasya’ya, Karadeniz havzasına ve Avrasya coğrafyasına açılan yeni bir ekonomik kapı anlamına gelir. Biz yıllardır Diyarbakır’ın bir üretim ve lojistik merkezi olması gerektiğini savunuyoruz. Açılacak yeni ticaret koridorları bu hedefe ciddi katkı sunacaktır.

    Tarım, gıda sanayi, inşaat malzemeleri, tekstil, mermer, makine ve yenilenebilir enerji ekipmanları gibi alanlarda Diyarbakır’ın önemli bir ihracat kapasitesi bulunuyor. Sınırların açılması halinde kent ekonomisinde ciddi bir hareketlilik yaşanacağına inanıyoruz.
     
    – Diyarbakırlı iş insanları Ermenistan pazarına hangi sektörlerde açılabilir? Tarım, gıda, turizm veya sanayi alanlarında potansiyel görüyor musunuz?

    – Diyarbakır’ın en güçlü olduğu alanların başında tarım ve gıda geliyor. Bölge, Türkiye’nin en önemli tahıl üretim merkezlerinden biri. Aynı zamanda gıda işleme sanayisinde önemli bir kapasiteye sahibiz. Tarımsal ürünler, işlenmiş gıda, bakliyat, un ve makarna sanayi ilk etapta öne çıkabilecek sektörlerdir.

    Bunun yanında kimyevi maddeler, demir ve metaller, mermer, doğal taş sektörü, yapı malzemeleri, mobilya, tekstil ve hafif sanayi ürünleri de önemli fırsatlar sunuyor.

    Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nin son yıllarda ulaştığı üretim kapasitesi dikkate alındığında, Ermenistan pazarının kentimiz için yeni bir ihracat ve yatırım alanı oluşturabileceğini düşünüyoruz.

    Ancak bana göre en büyük potansiyel alanlardan biri turizmdir. Burada sadece klasik turizmi değil, kültür, hafıza ve inanç turizmini de konuşmamız gerekiyor. Diyarbakır, Ermeni halkının tarihsel hafızasında önemli bir yere sahip. Kentimizde bulunan Surp Giragos Ermeni Kilisesi bunun en önemli örneklerinden biridir. Ortadoğu’nun en büyük Ermeni kiliselerinden biri olarak kabul edilen Surp Giragos, 16’ncı yüzyılın başlarında inşa edilmiş ve bugün sadece bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda ortak tarihimizin önemli bir sembolü haline gelmiştir.

    Bugün bile sınırlı imkanlara rağmen dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan çok sayıda Ermeni, aile köklerini araştırmak, atalarının yaşadığı coğrafyayı görmek ve kültürel mirasla bağ kurmak için Diyarbakır’ı ziyaret ediyor. Önemli restorasyonlardan sonra özellikle Surp Giragos Kilisesi’nde düzenlenen ayinler ve kültürel etkinlikler vesilesiyle kentimize gelen ziyaretçi sayısında belirgin bir artış gözlemliyoruz.

    Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin ilerlemesi, ulaşım ve sınır geçişlerinin kolaylaşması halinde bu hareketliliğin çok daha güçlü bir şekilde artacağını düşünüyoruz. Bu durum yalnızca turizm gelirlerine katkı sunmayacak; otellerden restoranlara, rehberlik hizmetlerinden yerel esnafa kadar geniş bir ekonomik canlılık yaratacaktır.

    Daha da önemlisi, insanların doğup büyüdükleri ya da aile hikâyelerinin başladığı kentlerle yeniden bağ kurmaları, toplumlar arasındaki diyaloğun gelişmesine katkı sunacaktır. Bu nedenle turizmi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, halklar arasında köprü kuran bir alan olarak da değerlendiriyoruz.

    – Türkiye ile Ermenistan arasında demiryolu ve kara yolu bağlantılarının yeniden işletilmesi bölge ekonomisine nasıl yansır?

    – Bugün küresel ekonomide rekabet gücünü belirleyen en önemli unsur lojistiktir. Bir ürünün maliyetini düşüren şey sadece üretim değildir; o ürünün pazara hangi maliyetle ulaştırıldığıdır. Bu nedenle Kars-Gümri demiryolunun rehabilitasyonu ve faaliyete geçmesi için diplomatik adımların ivedilikle atılması gerekmektedir. Ayrıca kara yolu bağlantılarının da güçlendirilmesi tarihi öneme sahiptir.

    Bu sadece Türkiye ile Ermenistan arasındaki ticareti geliştirmeyecek, aynı zamanda Mezopotamya’dan Kafkasya’ya uzanan yeni bir ekonomik koridor oluşturacaktır.

    Diyarbakır gibi üretim merkezleri için bu durum ihracat maliyetlerinin düşmesi, yeni pazarların oluşması ve yatırım ortamının güçlenmesi anlamına gelir.

    – Sizce ekonomik işbirliği siyasi normalleşmeyi hızlandırabilecek bir unsur olabilir mi?

    – Dünya deneyimleri bunu açık biçimde gösteriyor. Ekonomik ilişkiler geliştikçe toplumlar birbirini daha yakından tanıyor, ticaret arttıkça karşılıklı güven ve bağımlılık oluşuyor. Bu da siyasal sorunların çözümü için daha güçlü bir zemin yaratıyor. Ekonomi tek başına barışı inşa etmez ama barışın en güçlü taşıyıcılarından biridir.
     
    Biz Diyarbakır’dan baktığımızda kalıcı barışın; demokrasi, hukuk devleti, ekonomik kalkınma ve toplumsal diyalogla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bölgesel kalkınmanın önündeki engeller kaldırıldığında bundan yalnızca Türkiye değil, Ermenistan ve tüm Güney Kafkasya ile Mezopotamya coğrafyası kazanacaktır. Nitekim daha önce de ifade ettiğimiz gibi, kalıcı barışın en önemli dayanaklarından biri ekonomik kalkınmadır.

    Avrupa Birliği’nin kuruluş felsefesi de bunun en somut örneklerinden biridir. Geçmişte savaşan ülkeler, ekonomik entegrasyonsayesinde ortak bir gelecek inşa etmeyi başardı. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü üyelik perspektifi, Ermenistan’ın Avrupa ile geliştirdiği kurumsal ilişkiler ve reform süreçleri; demokrasi, hukukun üstünlüğü, serbest ticaret ve bölgesel işbirliği gibi ortak değerler etrafında iki ülkenin birbirine daha fazla yaklaşmasını sağlayabilecek önemli fırsatlar sunuyor.

    Bu nedenle Türkiye ile Ermenistan arasındaki ekonomik normalleşmeyi yalnızca ticaret hacmini artıracak bir adım olarak görmüyoruz. Aynı zamanda toplumsal normalleşmeyi güçlendirecek, önyargıları azaltacak ve siyasal diyaloğu destekleyecek stratejik bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Sınırların açıldığı, ticaretin geliştiği, yatırımcıların, turistlerin ve iş insanlarının serbestçe hareket edebildiği bir ortam, iki ülkenin de refahına katkı sağlayacağı gibi bölgemizin istikrarını da güçlendirecektir.

    Kaynak: Ermeni Haber

    Bölümdeki son haberler

    Paşinyan ve Mişustin telefonda görüştü

    1 Temmuz 2026

    Taraflar, Ermenistan ile Rusya arasındaki ticaret ve ekonomi, bilim, teknoloji ile kültürel ve insani alanlardaki işbirliğine ilişkin güncel konuları ele...

    Ermenistan Dışişleri: TRIPP, AEB düzenlemelerine uygun yürütülecek

    1 Temmuz 2026

    Bakan Yardımcısı, TRIPP projesinin şu anda Ermenistan-ABD formatında yürütüldüğünü dile getirdi.

    Akron, Ermeni futbolcunun transferi için görüşmeler yürütüyor

    1 Temmuz 2026

    Belarus Milli Takımı formasını 4 kez giyen Vardanyan, 1 gol kaydetti.

    386

    Recep Tayyip Erdoğan 2026’da Ermenistan’ı ziyaret edecek mi?

    Zaten oy kullandınız.

    Evet (49%)
    49 %
    Hayır (35%)
    35 %
    Tahmin edilemez (16%)
    16 %

    Foto

    Bölge

    Ermeni ve Türk iş insanları Van’da bir araya geldi

    1 Temmuz 2026

    En Çok Okunan

    Soykırım

    Ünlü Ermeni müzisyenden İsrail’e ‘ikiyüzlülük’ açıklaması

    30 Haziran 2026
    Ana

    İsrail Hükümeti, Ermeni Soykırımı’nın tanınmasını öngören tasarıya onay verdi

    28 Haziran 2026
    Ana

    Türkiye’nin yapay zekâ hamlesi büyüyor

    25 Haziran 2026
    Ana

    Savunma sanayisinden diplomasiye: Trump’ın Türkiye mesajlarının analizi

    26 Haziran 2026

    Kısa ve öz

    • Güncel Haberler
    • Hakkımızda
    • Kısa ve öz

    2010-2025 © ermenihaber.am
    Tüm hakları saklıdır

    ERMENİ HABER AJANSI

    Welcome Back!

    Login to your account below

    Forgotten Password?

    Retrieve your password

    Please enter your username or email address to reset your password.

    Log In

    Add New Playlist

    No Result
    View All Result
    • Soykırım
    • Askeri
    • Politika
    • Ekonomi
    • Bölge
    • Karabağ
    • Kültür
    • Spor
    • Yazılar
    • Dünya
    • Toplum
    • Hukuki
    • Eğitim
    • Röportaj
    • Eski site
    • Hakkımızda

    Copyright EH ermenihaber.am © 2015-2025
    Tüm hakları saklıdır