Siyasi analist Armen Petrosyan, tarafların son derece uzlaşmaz bir tutum sergilemesi ve önemli kazanımlar elde etmeden askeri operasyonları durdurmaya yanaşmaması nedeniyle, şu aşamada Rusya-Ukrayna çatışmasının sona ermesi için somut bir ön koşul bulunmadığını düşünüyor.
Armenpress’e verdiği röportajda Petrosyan, devam eden Rusya-Ukrayna savaşının uluslararası ilişkiler sistemi ve genel olarak mevcut dünya düzeni üzerindeki etkisini değerlendirdi.
Petrosyan, uluslararası ilişkilerde ve yeni dünya düzeninin oluşum sürecinde devam eden bir belirsizliğe tanık olunduğunu belirterek, bunun önündeki temel engelin Rusya-Ukrayna çatışması olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde devam eden başka çatışmalar, çözüme kavuşturulmamış sorunlar ve yeniden alevlenme potansiyeli taşıyan anlaşmazlıkların bulunduğuna dikkat çekti.
Petrosyan, “Örneğin Orta Doğu’da İsrail’in dahil olduğu çeşitli meseleler hâlâ askıda. Bu, Gazze meselesinin yanı sıra Lübnan-İsrail ve Suriye-İsrail ilişkilerini de kapsıyor. Bunlara ABD ile İran arasında gelişen ve halen belirsizlik aşamasında bulunan çatışma da eklendi” dedi.
Mevcut birkaç temel sorunun aynı anda çözüm beklemesinin, mevcut uluslararası düzen döneminin sona ermesini ve yeni dünya düzeninin şekillenmesini engellediğini ifade eden Petrosyan, Rusya-Ukrayna savaşının mevcut aşamasının da yakın zamanda bir çözüm öngörülmesine izin vermediğini belirtti.
Petrosyan, “Savaş alanındaki gelişmeler, taraflardan herhangi birinin şu anda kısa sürede kesin bir başarı elde etme imkânına sahip olmadığını gösteriyor. Taraflardan hiçbiri mevcut statükonun korunmasına yönelik bir gündemi kabul etmiyor. Ukrayna tarafı kaybettiği toprakların geri verilmesini beklerken, Rusya tarafı cephe hattındaki mevcut duruma ek olarak başka toprakların da Rusya’ya bırakılmasını talep ediyor. Diğer yandan arabuluculuk çabaları da yeterli değil. ABD, altı aydan uzun süredir çatışmanın çözümü için aktif arabuluculuk çabası yürütüyor ancak bu çabalar sonuçsuz kalıyor” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın uzun menzilli silahları kullanarak Ukrayna üzerindeki baskısını artırdığını belirten siyasi analist, buna karşılık Ukrayna’nın Rusya’daki stratejik hedeflere insansız hava araçlarıyla nokta operasyonları düzenleme taktiğinin Rusya içinde çeşitli krizlere yol açma açısından belirli bir avantaj sağladığını söyledi.
Petrosyan, “Bu durumda çatışmanın taraflarından hiçbiri öne sürdüğü koşullardan vazgeçme eğilimi göstermiyor. Bir süper güç olarak Rusya, Ukrayna’nın şartlarını kabul edemez. Çünkü bu, büyük ölçüde savaşta kötü bir sonuç anlamına gelir. Ukrayna da pozisyonundan geri adım atmıyor. Çünkü elde ettiği taktik başarıları genişletmeye ve bunları Rusya içinde çeşitli krizler oluşturmak ve bunları siyasi alana taşımak için kullanmaya çalışıyor” dedi.
Petrosyan’a göre Ukrayna ile Avrupa Birliği’nin çıkarları örtüşürken, ABD savaşın hızlı bir şekilde sona ermesini hedefliyor. Ancak analist, bunun da şu aşamada mümkün olmadığını belirtti. Çünkü çatışmanın doğrudan taraflarından hiçbiri önemli kazanımlar elde etmeden askeri operasyonları durdurmaya hazır değil.
“ABD’nin şu anda tarafları kendi kırmızı çizgilerinden vazgeçmeye ve tek taraflı tavizler vermeye teşvik edecek ciddi kaynakları veya bu yönde bir önerisi bulunmuyor. Çatışmanın sona ermesi için şu aşamada somut bir ön koşul bulunmamasının nedeni de bu” diye konuştu.
Rusya-Ukrayna ve İran-ABD çatışmalarının sona ermesinin ardından yeni bir dünya düzeninin oluşup oluşmayacağı sorusunu da değerlendiren Petrosyan, bunun söz konusu çatışmaların nasıl sonuçlanacağına bağlı olduğunu vurguladı.
Petrosyan, “Mesele şu: Bu çatışmalar sona mı erecek, yoksa dondurulacak mı? Eğer sona ererlerse yeni bir dünya düzeninin oluşacağını öngörebiliriz. Ancak dondurulmaları halinde, mevcut dünya düzeninde oluşan koşullara ve ilişkiler formatına uzun süre daha tanık olacağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Ermeni Haber



