Ermeni-Türk İş Forumu kapsamında Region Monitor’a konuşan Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva, Ermenistan ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi perspektiflerini, sınırların açılması ihtimalini, sürecin neden uzadığını ve bölgesel değişimler ışığında Türkiye açısından Ermenistan’la ilişkilerin normalleştirilmesinin önemini değerlendirdi.
Takva’ya göre Yerevan’da düzenlenen iş forumu, Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşme sürecinde önemli bir ilk adım olarak görülmeli. Ancak Takva, hızlı sonuçlar beklemediğini söyledi.
“Henüz hızlı ve sonuç getirecek bir sürecin başında değiliz. Bu uzun bir süreç olacak. Belki bir yıl, belki birkaç yıl sürecek ve sonuçlarını hayatımız boyunca göremeyebiliriz. Ancak bir şeyi başarmak istiyorsak ilk adım çok önemli. Ben bu çabaları Ermenistan ve Türkiye ilişkilerinin normalleşmesi yönündeki ilk adım olarak değerlendiriyorum” dedi.
Sürece temkinli yaklaşılması gerektiğini belirten Takva, toplumlarda oluşmuş kalıplaşmış yargıların ortadan kaldırılması ve sürecin gerçekler temelinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ermenistan ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından en önemli ön koşulun lojistik altyapı ve sınır geçişleriyle ilgili sorunların çözülmesi olduğunu belirten Takva, şöyle konuştu:
“Öncelikle lojistik altyapı sorununu çözmek gerekiyor. Ekonomik ve ticari ilişkiler insanlar tarafından oluşturulan ve yürütülen faaliyetlerdir. Bunun için mevcut engellerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Öncelikle lojistik imkânları geliştirmeli, bunun için de siyasi irade gerekiyor.”
İki ülke arasındaki ticaretin önündeki temel engelin ne olduğu sorusuna Takva, öncelikle diplomatik anlaşmazlıkların giderilmesi ve ardından sınırların açılması gerektiği yanıtını verdi.
Son aylarda sınırların açılabileceğine ilişkin çok sayıda açıklama yapılmasına rağmen sürecin neden tamamlanmadığı sorusunu da değerlendiren Takva, konunun tarihsel boyutuna dikkat çekti.
Takva’ya göre Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşmesi “100 yıllık bir yaranın iyileştirilmesi süreci” olarak ele alınmalı ve yalnızca seçimlere ya da kısa vadeli siyasi hesaplara indirgenmemeli.
“Bunu yalnızca seçim dönemlerinde siyasetçilerin yürüttüğü bir siyasi manevra veya oy toplama aracı olarak görmemek gerekiyor. Elbette bunu görüyor ve tanık oluyoruz. Ancak bunun yanı sıra bu algıların da iyileştirilmesi gerekiyor. Bunun için zamana ihtiyaç var ama önemli olan başlamaktır” dedi.
Takva, Ermenistan-Türkiye iş birliğinin en büyük potansiyelini turizm alanında görüyor. Turizmin iki halk arasında mevcut önyargıların aşılması ve tarafların birbirini daha iyi tanımasında önemli rol oynayabileceğini belirten Takva, “Birbirimizi sık sık ziyaret etmeli, görmeli, tanımalı ve iletişim kurmalıyız. Bunun tüm süreci kolaylaştıracağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırların açılması sürecinin gecikmesinin Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin normalleşmesiyle bağlantılı olup olmadığı sorusuna ise Takva, Azerbaycan faktörünün etkili olduğunu ancak bunun tek veya öncelikli neden olmadığını söyledi.
“Azerbaycan’ın etkisi var, ancak tek neden bu değil. Sonuçta Azerbaycan bağımsız bir devlet ve kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirmelerde bulunuyor. Bölgedeki konumunu doğru şekilde şekillendirmek istiyor ve uluslararası çıkarlarına öncelik veriyor” dile getirdi.
Takva’ya göre Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşmesi için öncelikle iki ülkenin de bu sürecin önemine ikna olması gerekiyor.
“Hem Ermenistan’ın kendi çıkarları açısından buna ikna olması hem de Türkiye’nin ikna olması gerekiyor. Üçüncü bir faktör olarak Azerbaycan’ın etkisinden söz edilebilir, ancak ben bunu yalnızca ve öncelikli olarak Azerbaycan’ın etkisiyle açıklamıyorum” diye konuştu.
Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının yalnızca Ermenistan için değil, bölgedeki yeni jeopolitik ve ekonomik gerçeklikler dikkate alındığında Türkiye açısından da önemli olduğunu vurgulayan Takva, Güney Kafkasya’nın daha geniş bir bölgesel bağlamda ele alınması gerektiğini belirtti.
“Şu anda önümüzde Güney Kafkasya’nın geleceği ve gerçekliği var. Orta Doğu’daki kaos ve savaş ortamı ile Rusya-Ukrayna savaşı, kuzeyden ve güneyden bakıldığında, yeni kalkınma fırsatlarının yönlerini gösteriyor” dedi.
Takva, Ermenistan’ın bu yeni Güney Kafkasya gerçekliğinde önemli bir rol oynadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bence Türkiye bu fırsatı kaçırmamalı.”
Kaynak: Ermeni Haber




