İran’ın Ermenistan Büyükelçisi Halil Şirğolami, Ermenistan’ın içinde bulunduğu jeopolitik çıkmazı anlayışla karşıladıklarını belirterek, Ermenistan’ın güçlenmesinin ve coğrafi, transit ve ekonomik potansiyelini en üst düzeyde kullanmasının İran’ın da çıkarına olduğunu söyledi.
17 Eylül’de TRIPP konulu bir konferansta konuşan Şirğolami, “İran, sözde ‘Zangezur Koridoru’ fikrine kesin ve açık bir şekilde karşı çıktı. Çünkü bu proje Ermenistan’ın egemenliğinin zayıflamasına yol açıyor.
Herhangi bir alternatif proje kapsamında Ermenistan’ın ulusal egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması İran açısından kırmızı çizgidir.
Ermenistan’ın ulusal egemenliğinin veya toprak bütünlüğünün tehdit altına gireceği herhangi bir durumda İran kararlı ve çok ciddi bir tutum sergileyecektir” dedi.
Büyükelçi, konunun incelenmesine Ermenistan’ın farklı tarihsel dönemlerde yaşadığı jeopolitik çıkmaz ve tarihsel sıkışmışlık hissinden başlanması gerektiğini belirtti.
“Tam da bu jeopolitik çıkmaz, Ermenistan’da ülkenin potansiyelinin bu çıkmazdan kurtulmak amacıyla kullanılması gerektiği yönünde bir düşüncenin oluşmasına katkıda bulundu.
Jeopolitik izolasyon ve tarihsel sıkışmışlık hissi, ekonomik kaygılardan daha önemli bir rol oynadı. Bu durum, Ermenistan’ın Nakhicevan’ı Azerbaycan’a, bunun üzerinden de Türkiye’yi Bakü’ye bağlayan projeye katılmaya hazır hale gelmesine yol açtı.
TRIPP projesinin Ermenistan’ın izolasyondan çıkmasına ve sıkışmışlık hissinden kurtulmasına ne ölçüde yardımcı olabileceği tartışmalı bir konu. Bunun uygulanabilir olup olmadığını yalnızca zaman gösterecek.
Düşünülmesi gereken ikinci konu ise Ermenistan’ın ulusal egemenliğinin güvence altına alınması ve özellikle dış baskı koşullarında bu egemenliğe garanti sağlanması gerektiği yönündeki yaklaşımdır. Bu durum, özellikle Azerbaycan tarafından gündeme getirilen ve ‘Zangezur Koridoru’ olarak adlandırılan projenin yanı sıra Ermenistan’ın çevresindeki dış baskılar ve bazı komşu ülkelerin Ermenistan’a yönelik talepleri bağlamında önem taşıyor.
Bu projede egemenlik açısından kabul edilemez ve Ermenistan’ın ulusal egemenliği için tehdit oluşturan unsurlar bulunuyordu. Görünen o ki Ermenistan, güvenlik ve egemenliğini güvence altına almak, ayrıca Ankara ve Bakü’nün baskısını hafifletmek amacıyla ABD’yi dengeleyici bir unsur ve ek bir güvence olarak sürece dahil etti.
Ermenistan’ın yaklaşımı, ABD dışında hiç kimsenin bu rolü üstlenemeyeceği yönünde. Trump’ın benmerkezci ve duygusal karakteri de bu sürecin hızlanmasına katkıda bulundu.
TRIPP kapsamında bazı tarafların sözde ‘Zangezur Koridoru’ ile öngörülen hedefleri ne ölçüde hayata geçirmeye çalıştığını ve Ermenistan’ın ulusal egemenliğini ne ölçüde koruyup güvence altına alabileceğini zaman gösterecek.
Zaman aynı zamanda ABD’nin mevcut ve gelecekteki yönetimlerinin projenin hayata geçirilmesine ne ölçüde bağlı kalacağını ve Ermenistan’ın ulusal egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına ne ölçüde destek vermeye çalışacağını da gösterecek” ifadelerini kullandı.
Şirğolami, projenin uygulanma mekanizmasının önemine de dikkat çekti.
“Bu mekanizmalar, Ermenistan’ın ulusal egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün güçlendirilmesine katkı sağlayacak, aynı zamanda Ermenistan’ın ekonomik çıkarlarının hayata geçirilmesini güvence altına alacak şekilde düzenlenmeli. Uygulamanın ayrıntılı mekanizmaları büyük önem taşıyor. Bana göre Ermenistan yönetiminin de bu konuda kapsamlı bir görüşü bulunmuyor. Bunun nasıl şekilleneceğini yalnızca zaman gösterecek” diye konuştu.
Kaynak: Ermeni Haber



