21 Eylül 1991’de yapılan referandumla bağımsızlık yolunu seçen Ermenistan, bu yıl bağımsızlığının 35. yılını kutluyor. Aradan geçen 35 yıl, yalnızca Ermenistan’ın siyasi tarihini değil, bağımsızlık kavramının kendisini de değiştirdi.
Bu tarih, Ermenistan açısından yalnızca Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde ortaya çıkan yeni bir devletin doğum tarihi değildi. Aynı zamanda Ermeni toplumunun kendi siyasi geleceği hakkında verdiği açık bir kararın tarihiydi.
21 Eylül 1991’de düzenlenen bağımsızlık referandumunda, oy kullanma hakkına sahip 2 milyon 56 bin 758 vatandaştan 2 milyon 42 bin 627’si, yani yüzde 94,39’u, Ermenistan’ın bağımsızlığından yana oy kullandı. 23 Eylül’de dönemin Ermenistan Yüksek Konseyi, referandum sonuçlarına dayanarak ülkenin bağımsızlığını ilan etti. Ermenistan, 1992’de Birleşmiş Milletler’e katılarak uluslararası sistemdeki yerini de kurumsallaştırdı
Bugün ise Ermenistan için bağımsızlık, değişen bölgesel dengeler içerisinde kendi kararlarını alabilmek, dış politika seçeneklerini çeşitlendirmek ve ekonomik hareket alanını genişletmek anlamına geliyor.
Ermenistan’ın bağımsızlığının ilk yılları, devlet kurumlarının oluşturulması ve güvenliğin sağlanması mücadelesiyle geçti. Dağlık Karabağ sorunu ve Azerbaycan ile yaşanan çatışmalar, uzun yıllar boyunca ülkenin dış ve güvenlik politikasının merkezinde yer aldı. Bu nedenle Ermenistan’ın bağımsızlık deneyimi, diğer birçok eski Sovyet cumhuriyetinden farklı olarak, doğrudan güvenlik kaygılarıyla şekillendi.
Ancak son yıllarda bölgedeki dengeler önemli ölçüde değişti. 2020 savaşı ve 2023’te Dağlık Karabağ’daki gelişmelerin ardından Ermenistan, güvenlik politikası ve dış ilişkileri konusunda yeni bir dönem başlattı. Rusya ile ilişkilerin geleceği tartışılırken Yerevan, Avrupa Birliği, ABD ve bölgedeki diğer aktörlerle ilişkilerini geliştirmeye daha fazla önem vermeye başladı.
Bu değişimin önemli bir boyutunu Türkiye ile ilişkiler oluşturuyor. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesine yönelik görüşmeler sürerken, 2026 yılında doğrudan ticaretin önündeki bazı bürokratik engellerin kaldırılması ekonomik ilişkiler açısından yeni bir aşamanın kapısını açtı. Sınırların ve ulaşım bağlantılarının yeniden gündeme gelmesi, Ermenistan açısından yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir önem taşıyor.
Çünkü bağımsızlık yalnızca siyasi kararları başka bir devletin belirlememesi değildir. Bir ülkenin farklı ekonomik ortaklara, ulaşım güzergâhlarına ve siyasi seçeneklere sahip olması da bağımsızlığın önemli bir parçasıdır.
Bu açıdan Azerbaycan ile barış süreci de Ermenistan’ın geleceği açısından kritik önem taşıyor. Bölgesel çatışmaların yerini ticaret, ulaşım ve ekonomik işbirliğinin alması, Ermenistan’ın uzun yıllardır karşı karşıya olduğu güvenlik baskısını azaltabilecek yeni bir ortam yaratabilir. TRIPP ve diğer bölgesel ulaşım projeleri de bu çerçevede yalnızca altyapı yatırımları olarak değil, Güney Kafkasya’nın ekonomik haritasını değiştirebilecek girişimler olarak öne çıkıyor.
Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile ilişkilerindeki gelişmeler de aynı tablonun bir başka parçası. Vize serbestisi süreci, ekonomik ve siyasi işbirliğinin derinleştirilmesi ve Avrupa ile daha yakın ilişkiler kurulması, Yerevan’ın dış politika seçeneklerini genişletme arayışını gösteriyor. Ancak bu süreci yalnızca “Rusya’dan uzaklaşma” şeklinde değerlendirmek, Ermenistan’ın çok katmanlı dış politikasını açıklamak için yeterli değil. Yerevan’ın asıl arayışı, farklı merkezlerle ilişkilerini geliştirerek kendi hareket alanını genişletmek.
Bu nedenle Ermenistan’ın 35. bağımsızlık yılı, geçmişe bakmanın yanı sıra geleceğe ilişkin önemli bir soruyu da gündeme getiriyor: Bağımsızlık bundan sonra ne anlama gelecek?
1991’de cevap, bağımsız bir devlet kurmaktı. 2026’da ise cevap daha kapsamlı: kendi güvenlik politikasını belirlemek, ekonomik bağlantılarını çeşitlendirmek, komşularıyla normalleşmek ve değişen bölgesel dengeler içerisinde kendi kararlarını verebilecek alanı korumak.
Belki de Ermenistan’ın son 35 yıllık bağımsızlık hikâyesinin en önemli dönüşümü tam olarak burada yatıyor. Ermenistan için bağımsızlık, yalnızca 35 yıl önce kazanılmış bir statü değil, değişen koşullar karşısında kendi geleceğine kendi iradesiyle yön verme hakkıdır.
Bağımsızlığın 35. Yıldönümü Kutlu Olsun!
Yaşasın Ermenistan Cumhuriyeti!
Kaynak: Ermeni Haber



