Gazeteci Ruşen Çakır, 12 Eylül sonrası ASALA ile ilgili asılsız suçlamalarıyla işkence görüp yıllarca hapis yatan Ermeni cemaatine mensup Hayko Manuel Eldemir’in cezaevi ve sürgünle geçen hayatını anlattığı programında Eldemir’in 50 yaşında hayatını kaybettiğini belirterek, bu trajediyi Türkiye’nin yakın tarihindeki “utanç verici sayfalardan biri” olarak niteledi.
Çakır, yayınını hayatında tanıdığı “en ilginç insanlardan biri” olarak tanımladığı Hayko Manuel Eldemir’e (Yargatyan) ithaf etti.
Çakır, 12 Eylül darbesi sonrası gözaltına alınıp ağır işkenceler gören ve yıllarca hapis yatan Eldemir’in hikâyesini anlatarak, yaşananları “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin utanç verici sayfalarından biri” olarak niteledi.
Ermeni cemaatine mensup, Kudüs’teki bir ruhban okulunda teoloji eğitimi alan zeki ve çok dilli bir öğrenci olan Eldemir, 1980 Ekim’inde kısa bir tatil için geldiği Türkiye’den dönerken ihbar üzerine havaalanında gözaltına alındı.
Çakır’a göre ASALA eylemleri gerekçe gösterilerek hedef alınan Eldemir, somut bir suçlama olmaksızın ağır işkence gördü, yargılandı ve uzun süre cezaevinde kaldı.
Ekmek hamuru ve kibrit çöplerinden yaptığı el işi eserler cezaevi idaresince küçük bir sergide bile sergilendi. Ancak bir komutanın sergi sırasında ‘O Ermeni terörist sen misin?’ sözleriyle hedef göstermesi, Çakır’a göre Eldemir’in moralini derinden sarstı.
Solcu tutuklularla yakın ilişkiler kuran Eldemir, buna rağmen sürekli bir tedirginlik hali içindeydi. Çakır, kendisi ve arkadaşlarının, onu “ayrı bir düşman” olarak görüldüğü devlet baskısından korumaya çalıştıklarını anlattı.
Sonunda 1990’da Türkiye’den ayrılarak Hollanda’ya yerleşen Eldemir, Amsterdam ve Almelo’daki Ermeni kiliselerinde rahiplik yaptı.
Çakır, yıllar sonra Eldemir’in 11 Şubat 2004’te, henüz 50 yaşındayken hayatını kaybettiğini öğrendi.
Çakır, Eldemir’i “gülümsemesi, bilgeliği ve kırılganlığıyla” hatırladığını belirterek, yaşadıklarının sadece kişisel bir trajedi değil, ülkenin yakın tarihindeki adaletsizliklerin sembolü olduğunu söyledi.
“Onun başına gelenler bu memleketin utanç hanesine yazılmalı” diyen Çakır, Eldemir’in hikâyesinin hatırlanmasının bir vicdan borcu olduğunu vurguladı.
Kaynak: Ermeni Haber








