Ermeni ünlü yazar ve aydın Krikor Zohrab’ın 1909 yılında yayımlanan ve Osmanlı-Türk ceza hukuku literatürünün temel metinlerinden biri kabul edilen “Hukuk-ı Ceza” adlı eseri, 116 yıl aradan sonra yeniden basıldı.
Gazeteci, yazar, avukat, öğretim üyesi ve siyasetçi kimliğiyle tanınan Zohrab (1861-1915), II. Meşrutiyet sonrasında İstanbul Hukuk Fakültesi’nde ceza hukuku dersleri vermiş, aynı dönemde Meclis-i Mebusan’da İstanbul milletvekili olarak görev yapmıştı. Onun ceza hukuku ders notlarından oluşan eseri, yalnızca bir ders kitabı değil, modern Türk ceza hukukunun şekillenme sürecinde referans niteliği taşıyan önemli bir çalışma olarak değerlendiriliyor.
Zohrab, hukuk eğitimine Galata Sarayı Mekteb-i Sultanisi’nde başlamış, ardından Darülfünun’daki Hukuk Mektebi’ne geçerek 1884 yılında diploma almıştı. Kısa sürede İstanbul’da başarılı bir dava vekili olarak tanındı. 1883’te yayımladığı “Hukuk-u Ceza Müruru Kanunu” çalışması, mesleki alandaki ilk önemli eserlerinden biri oldu.
Henüz 1891 yılında “savunma hakkı” ilkesini savunan Zohrab, zanlının avukatsız yargılanmaması ve imkânı olmayanlara devlet tarafından ücretsiz avukat sağlanması gerektiğini yazılarında dile getirmişti. Hâkimlerin denetimden uzak bırakılması hâlinde kişisel kanaatlerin etkisinde kalabileceğini belirterek, adil yargılama için savunmanın zorunlu olduğunu vurgulamıştı.
II. Abdülhamid döneminde muhalif kimliği nedeniyle baskı gören Zohrab’ın 1906’da avukatlık yapması yasaklandı. Bunun üzerine 1908’de Paris’e gitmek zorunda kaldı. Aynı yıl Meşrutiyet’in yeniden ilan edilmesiyle İstanbul’a döndü ve Hukuk Fakültesi’nde ceza hukuku dersleri vermeye başladı. 20 Kasım 1908’de verdiği ilk derse, farklı sınıflardan da katılan yüzlerce öğrencinin ilgi göstermesi dönemin basınında dikkat çekmişti.
1909’da ders notları, daha önceki çalışmalarıyla birleştirilerek “Hukuk-u Ceza Müruru Zamanları” adıyla basıldı. Osmanlı Türkçesiyle yayımlanan 281 sayfalık eser, altı ana bölüm ve çok sayıda alt başlıktan oluşuyordu. Kaynakları arasında Fransız ceza hukukçusu René Garraud’un görüşleri de yer alıyordu. Ancak eserin değeri, bu kaynakların sistematik ve kavramsal tutarlılık içinde aktarılmasında yatıyordu.
Zohrab’ın öğrencilerinden Ali Naci Karacan ve Burhan Felek de anılarında hocanın derslerini ve kitabını büyük bir ilgiyle takip ettiklerini aktarmış, Zohrab’ın akademik otoritesine dikkat çekmişti.
116 yıl sonra yapılan yeni baskı, araştırmacı avukat Tugay Aydın tarafından hazırlandı. Eser, hukuk alanındaki yayınlarıyla bilinen On İki Levha Yayıncılık tarafından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Gedikli ve Dr. Mehmet Cemil Ozansü’nün takdim yazılarıyla, akademisyenlerin katkıları eşliğinde Mayıs 2025’te yayımlandı.
Yeni baskının arka kapak metninde, Zohrab’ın yalnızca bir hukukçu değil, çok yönlü bir aydın olduğu vurgulanarak, “Hukuk-ı Ceza”nın modern Türk ceza hukukunun kurucu metinlerinden biri olduğu ve ceza hukuku tarihi alanındaki önemli bir boşluğu dolduracağı ifade ediliyor.
Zohrab’ın yıllar önce kaleme aldığı bu eser, bugün yeniden yayımlanarak hem hukuk tarihi hem de düşünce tarihi açısından yeni bir tartışma zemini sunuyor.
Kaynak: Agos









