Ermenistan Parlamento Seçimleri takip etmek için bir grup Türk gazeteci Yerevan’da bulundu. Türk gazeteciler arasında gazeteci ve yazar Serdar Korucu da yer alıyordu. Ermeni Haber Ajansı seçimlerle ilgili Serdar Korucu ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.
– Sayın Korucu, geçtiğimiz günlerde Ermenistan seçimlerini takip etmek için Erivan’daydınız. Ermenistan’daki seçim sürecini genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz ve izlenimleriniz neler oldu?
– Yaklaşık bir hafta Erivan’daydım. 2014’ten beri yanlış hatırlamıyorsam sekizinci kez Ermenistan’a geldim ve bu kez izlenimim çok farklı oldu. Ermenistan içinde ilk kez bu kadar sert bir kutuplaşmaya şahit oldum. Siyasi iklimin sert olduğu bir ülkeden geliyorum biliyorsunuz. Türkiye’de iktidar ile muhalefet arasında çok sert tartışmalar yaşanır, ağır ithamlarla taraflar birbirini suçlar, yargının siyasallaştığı iddiaları konuşulur. Tüm bunları ve fazlasını bu kez Ermenistan’da gördüm. Üstelik çok daha sert bir şekilde. Bu kadar kutuplaşmış, kamplara bölünmüş bir Ermenistan beklemiyordum açıkçası… Bunda siyasetin iki kanadının da birbirini “hainlik” ya da “dış güçlerin emrinde olmak” ile suçlamasının büyük etkisi var.
– Seçim sürecini ve sonuçlarını Türk kamuoyuna nasıl aktardınız?
– Türkiye’de kamuoyu Nikol Paşinyan’ı yakından tanıyor. Çünkü 2018’deki başarısı da değişim vaadiyle gençleri peşinde sürükleyebilmesiydi. Bunu sürdürebildiğini görüyoruz. Üstelik sosyal medyayı da iyi kullanıyor. Bu yolla sadece Ermenistan’daki iç siyasete değil Türkiye’ye de ulaşmayı başarıyor. Şunun altını çizmek gerek, evet, Nikol Paşinyan siyasi kariyeri açısından başarılı bir lider. Savaş kaybetmesine rağmen iki kez yüksek oy olması benzerine az rastlanır bir durum. Kendisini desteklemeyenlerin bile bu gerçeği göz ardı ettiklerini düşünmüyorum.
Öte yandan Türkiye’de Ermenistan muhalefeti tanınmıyor. Sadece Robert Koçaryan’ın adı, eskiden Ermenistan Cumhurbaşkanı olduğu için biliniyor. Fakat kamuoyunun Koçaryan’ın bile siyasetine dair fikri yok. Diğer partilere dair zaten bilgi çok kısıtlı. Türkiye’de Ermenistan muhalefeti genel olarak “Rusya yanlısı” görülüyor ve sanki kazanırlarsa tüm ülkeyi Moskova’nın uydusu yapacaklar gibi bir izlenim var. Ya da bu partiler için “Savaş istiyorlar” gibi bir yanılsama var. Halbuki muhalefet partileri ile, uzmanlarla görüştüğümde bu algının yanlış olduğunu gördüm ve bunu aktarmaya çalıştım.

– Türk kamuoyu Ermenistan seçimlerine nasıl tepki verdi?
– Az önce de anlatmaya çalıştığım gibi Türkiye’de kamuoyu Nikol Paşinyan’ı tanıyor, biliyor. Diğer adaylara dair Batı medyasından da kaynaklanan olumsuz imajlar olduğu için Paşinyan’ın kazanması “barış için olumlu bir adım” gibi görülüyor. Halbuki muhalefet partileri ve uzmanlarla görüştüğümde kimsenin savaş istemediğini açıkça gördüm ve bunu aktarmaya çalıştım. Barış Ermenistan siyasetindeki tüm isimlerin ortak talebi fakat Paşinyan’ın politikasından farklı şartlarla ve güvencelerle…
– Sizce bu seçimler Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşme sürecini nasıl etkiler? Bu süreçten beklentileriniz nelerdir?
– Bu zor bir soru. Ankara her zaman normalleşme sürecinin, sınırın açılmasının, Azerbaycan-Ermenistan arasında imzalanacak olan barış anlaşmasıyla beraber ilerleyeceğini söyledi ve bunu belirtmeye devam ediyor. Elbette burada bir değişiklik yok. Şu an seçime dair itirazlar devam ediyor ama Paşinyan’ın kazandığı bir tabloyu konuşacaksak, eğer iktidar değişse şu anki sürecin nasıl ilerleyeceğine dair akıllarda daha fazla soru işareti olabilirdi çünkü yeni gelecek iktidarın doğal olarak farklı bir siyaseti olacaktı.
Paşinyan Türkiye’ye de gelmiş, Ankara tarafından tanınan, bilinen bir portre. Sürecin başından beri de iktidarda… Benim beklentimse tüm halkların endişelerinin giderilip taleplerinin karşılandığı onurlu bir barışın ve normalleşmenin gerçekleşmesi. Siyasi iradenin bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini ise zaman gösterecek…
Kaynak: Ermeni Haber








