• Hakkımızda
  • Dünya
  • Toplum
  • Hukuki
  • Eğitim
  • Röportaj
  • Eski site
28 Ekim 2026
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
No Result
View All Result
  • am Հայերեն
  • tr Türkçe
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
am Հայերեն tr Türkçe

Türk-Yunan ilişkilerinde çözülmemiş sorunlar ve yeni meydan okumalar

13:13, 28 Ekim 2026
- Yazılar, ztr
Share on FacebookShare on Twitter

Türk -Yunan ilişkileri, gerginliğin arttığı dönemleri düzenli olarak göreli yumuşama dönemlerinin izlediği bir “yönetilebilir çatışma” olarak nitelendirilebilir. Bu dinamik yalnızca iki ülke arasındaki tarihsel ve siyasi görüş ayrılıklarından değil, aynı zamanda enerji kaynakları ve deniz yetki alanları üzerindeki süregelen rekabetten de kaynaklanmaktadır. İlişkilerdeki son dönem gelişmeler, tarafların temel anlaşmazlıkları kesin olarak çözmeden diyaloğu sürdürmek ve karşı karşıya gelmeyi önlemek için düzenli olarak yeni yollar aradığını göstermektedir.

Bu bağlamda 2021-2022 yıllarında şekillenen “pozitif gündem” yaklaşımı önemli rol oynamıştır. Bu yaklaşım, ticaret, turizm, ekonomik bağlar ve sınır altyapısının geliştirilmesi yoluyla ikili iş birliğinin genişletilmesini öngörüyordu. Böylece Ankara ve Atina, en tartışmalı konuların derhal çözülmesi gerekliliğini bir kenara bırakarak karşılıklı çıkar sağlayan alanlarda ilerleme kaydetmeye çalışıyordu. Bu tür bir yöntem, temel siyasi ve stratejik görüş ayrılıklarına rağmen diyaloğun sürdürülmesine imkân tanıyordu.

Bu yaklaşımın pratikteki yansımalarından biri 2023’te görüldü. Türkiye’de meydana gelen yıkıcı deprem, ikili ilişkilerin yumuşaması için yeni fırsatlar yarattı. Yunanistan, felaketin ardından Türkiye’ye yardım eden ilk ülkelerden biri oldu; arama kurtarma ekipleri ve insani yardım gönderdi. Atina’nın bu adımı, iki ülke arasındaki karşılıklı algıların iyileşmesine katkıda bulundu ve siyasi diyaloğun yeniden tesisi için daha elverişli bir zemin oluşturdu.

Bu olumlu atmosfer, siyasi düzeydeki diyaloğun canlanmasına da katkı sağladı. Temmuz 2023’te Vilnius’ta düzenlenen NATO zirvesi çerçevesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in bir araya gelmesi, ilişkilerin normalleşmesi yönünde önemli bir adım oldu. Taraflar siyasi diyaloğu canlandırma konusunda mutabık kaldı; bu da sonrasında Erdoğan’ın 7 Aralık’ta Atina’yı ziyaret etmesine yol açtı. Ziyaret sırasında imzalanan “Dostluk ve İyi Komşuluk Bildirisi” ile iki ülke, ilişkileri güçlendirme, siyasi diyaloğu ve ekonomik iş birliğini geliştirme ve yeni gerilimlerden kaçınma konusundaki kararlılıklarını yeniden teyit etti.

Bildirgenin önemi, iki ülkenin görüş ayrılıklarını derinleştirmeme ve diyalog yoluyla ilişkilerdeki göreli istikrarı koruma yönündeki siyasi iradesini yansıtmasında yatmaktadır.

Bununla birlikte, varılan mutabakatlar, ilişkilerin normalleşme imkânlarını sınırlamaya devam eden temel görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadı. Bu anlaşmazlıklardan biri, deniz parklarının oluşturulması konusunda ortaya çıkan görüş ayrılığıydı. Söz konusu anlaşmazlık, Türk-Yunan ilişkilerinin kırılganlığını ve iş birliği gündeminin sınırlarını bir kez daha gözler önüne serdi. 

Yunanistan, Temmuz 2025’te Ege ve İyon Denizleri’nde ulusal deniz parkları kurma planlarını açıkladı. Atina bu adımla deniz biyoçeşitliliğini korumayı, ekosistemleri muhafaza etmeyi ve insan faaliyetlerinin deniz ortamı üzerindeki etkisini düzenlemeyi amaçlıyordu.

Ancak bu girişim Türkiye tarafından sert biçimde eleştirildi. Ankara, Yunanistan’ın çevre korumasını bir bahane olarak kullanarak Ege Denizi’ndeki ihtilaflı alanlarda nüfuzunu pekiştirmeye çalıştığını savunmaktadır. Ayrıca Türkiye, bu girişimi ekonomik bir tehdit olarak da değerlendirmektedir. Zira Yunanistan’ın katı çevresel koruma bölgeleri belirlemesi halinde, Türk ticaret gemileri, savaş gemileri ve balıkçı teknelerinin serbest dolaşımı kısıtlanabilir.

Buna karşılık Türkiye, Ağustos 2026’da Doğu Akdeniz’de ve Kuzey Ege Denizi’nde iki ulusal deniz parkı kurduğunu açıkladı. Yunanistan bu adımı eleştirerek bir provokasyon olarak nitelendirdi ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin ihlali olduğunu belirtti.

Deniz parklarına ilişkin anlaşmazlık, Türk-Yunan ilişkilerindeki gerginliğin tek nedeni değildi. Bir diğer önemli gerilim kaynağı, Yunanistan ile Kıbrıs’ı birbirine bağlayan “Great Sea Interconnector” denizaltı elektrik kablosu projesi oldu. Projenin ilerleyen dönemde İsrail’in enerji sistemine bağlanarak genişletilmesi planlanmaktadır. Projenin amacı, Kıbrıs’ı Yunanistan ve Avrupa elektrik şebekesine bağlayarak adanın enerji açısından yalıtılmışlığını azaltmak ve bölgesel enerji bağlantılarını güçlendirmektir.

Bununla birlikte, ekonomik ve enerji açısından taşıdığı önemin ötesinde proje jeopolitik bir boyut da kazanmıştır. Bunun temel nedeni, kablonun planlanan güzergâhının Türkiye ile Yunanistan arasında anlaşmazlıklara konu olan deniz alanlarından geçmesidir. Ankara, kendi kıta sahanlığının parçası saydığı alanlarda yürütülecek araştırma ve inşaat çalışmalarının Türkiye ile önceden mutabık kalınarak yapılması gerektiğini, proje uygulanmadan önce de kendi onayının alınmasının zorunlu olduğunu savunmaktadır. Atina ise bu talebi reddederek projenin uygulanması için Türkiye’nin iznine ihtiyaç duyulmadığını ve Ankara’nın bu tür konularda veto hakkına sahip olamayacağını belirtiyor.

Bu rekabet bağlamında, Türkiye ile kendini ilan etmiş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasındaki enerji iş birliğinin derinleşmesi ayrı bir önem kazanmaktadır. Taraflar 10 Temmuz 2026’da doğal gaz tedarikine ilişkin bir mutabakat muhtırası imzalamıştır. Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel’in ifadesine göre, doğal gaz projesinin ardından Türkiye’den denizaltı kablosuyla elektrik temin edilmesi projesine de odaklanılması planlanmaktadır.

Sonuç olarak Kıbrıs çevresinde, enerji alanında birbirinden farklı iki bağlantı ekseni şekilleniyor. Bir tarafta, İsrail ile bağlantının genişletilmesi ihtimalini de barındıran Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantı projesi, diğer tarafta ise Türkiye ile KKTC arasındaki enerji altyapısının geliştirilmesi bulunuyor.

Enerji altyapıları üzerindeki rekabetin yanı sıra, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ve Doğu Akdeniz’deki nüfuzun paylaşımı konusundaki anlaşmazlıklar da Türk-Yunan ilişkilerini etkilemeye devam ediyor. Bu bağlamda, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026’da Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı onaylaması önemli bir gelişme oldu. Anlaşma, Türkiye’nin güney kıyıları ile Libya’nın kuzeydoğu kıyıları arasında kalan ve tarafların kendi Münhasır Ekonomik Bölgeleri (MEB) olarak değerlendirdiği deniz alanlarını sınırlandırıyor. Böylece taraflar, söz konusu bölgelerde petrol ve doğal gaz arama ve çıkarma faaliyetlerine yönelik iddialarını hukuki açıdan temellendirmeyi amaçlıyor.

Türkiye, bu anlaşmayla bir dizi stratejik hedefe ulaşmayı amaçlıyor. Bunlardan biri de Yunanistan ve ortaklarının enerji projeleri üzerinde etkili olabilmek. Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve Mısır, İsrail ve Kıbrıs gazını Türkiye’yi devre dışı bırakarak Yunanistan üzerinden Avrupa’ya ulaştırmayı amaçlayan Doğu Akdeniz doğal gaz boru hattı (EastMed) projesinin inşa edilmesi ihtimalini değerlendirmişti. Türkiye-Libya anlaşmasıyla belirlenen deniz alanları üzerindeki Ankara’nın hak iddiaları, bu tür projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırarak ek hukuki ve siyasi engeller doğurabilir. Bununla birlikte, anlaşma tek başına boru hattının inşasını hukuken engellememekte ve her türlü deniz altı boru hattı için Türkiye’nin onayını otomatik olarak zorunlu kılmamaktadır. Anlaşmayı, gelecekteki enerji projelerinin güzergâhlarını ve uygulanabilirliğini etkileyebilecek, Ankara’nın müzakere pozisyonunu güçlendiren bir adım olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Yunanistan, anlaşmayı hukuki dayanaktan yoksun olarak nitelendirdi ve egemenlik haklarını korumak için gerekli adımları atmaya hazır olduğunu açıkladı. Atina, konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kapalı istişareleri sırasında gündeme getirdi. Avrupa Birliği de anlaşmanın deniz hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığını ve üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ilgilendirdiğini belirterek itirazlarını yineledi. Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri de anlaşmaya karşı çıkan ülkeler arasında yer aldı.

Doğu Akdeniz’deki gerilimin bir diğer yansıması, Yunanistan, Kıbrıs, Fransa ve İtalya’nın katılımıyla gerçekleştirilen EUNOMIA-7/2026 ortak deniz ve hava tatbikatı oldu. Tatbikat kapsamında Yunanistan’ın NAVTEX (denizcilere belirli bir deniz alanındaki faaliyetlere ilişkin uluslararası uyarıların iletilmesini sağlayan navigasyon telex sistemi) bildirisi yayımlaması, Türkiye’nin tepkisine yol açtı. Ankara, karşı bir bildiri yayımlayarak Yunanistan’ın söz konusu deniz alanındaki yetkisini sorguladı ve ilgili bildirinin Türkiye’nin Antalya istasyonu aracılığıyla yayımlanması gerektiğini savundu. Bu gelişme, bölgedeki rekabetin askeri iş birliği ve tatbikatlar etrafındaki anlaşmazlıklar üzerinden de kendini gösterdiğini ortaya koyuyor.

Türk-Yunan geriliminin bir diğer önemli boyutunu, iki ülkenin askeri güçleri arasındaki denge ve bu denge etrafında şekillenen kamuoyu söylemi oluşturuyor. Yunan basını, Türkiye’nin artan askeri kapasitesini sık sık gündeme getirerek bu gelişmeyi Atina’nın güvenliğine ve savunma politikalarına yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor. “Global Firepower 2026” endeksinde Türkiye’nin 9., Yunanistan’ın ise 30. sırada yer alması, toplam askeri kapasite bakımından iki ülke arasında önemli bir fark bulunduğuna işaret ediyor.

Yunan medyasında, özellikle “PhileNews” gibi yayın organlarında, Türkiye’nin deniz kuvvetlerini genişletmesi, Atina’yı savunma önceliklerini yeniden değerlendirmeye zorlayan bir unsur olarak sunuluyor. Bununla birlikte, bu tür yayınlar yalnızca gerçek stratejik kaygıları yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda kamuoyu algısını şekillendirerek tehdit algısının güçlenmesine de katkıda bulunuyor. Benzer bir işlevi, Türkiye’nin siyasi söyleminde öne çıkan “Mavi Vatan” doktrini de görüyor. Böylece askeri güç etrafında şekillenen söylem, çatışmanın bir başka boyutuna dönüşerek karşılıklı güvensizliği derinleştiriyor ve ilişkilerin normalleşmesini zorlaştırıyor.

Türk-Yunan anlaşmazlıkları zaman zaman azınlık hakları alanında da kendini gösteriyor. Örneğin, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde, öğrenci sayısının yetersiz olduğu gerekçesiyle Türk azınlığa ait sekiz ilkokulun faaliyetleri askıya alındı. Bu karar, ana dilde eğitim olanaklarının kısıtlanması nedeniyle azınlık temsilcilerinin tepkisine yol açtı.

Türk-Yunan ilişkileri, kontrol altında tutulabilen ancak derin anlaşmazlıkların eşlik ettiği bir rekabet çerçevesinde varlığını sürdürüyor. Diyalog ve iş birliğini geliştirmeye yönelik dönemsel girişimlere rağmen deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, enerji çıkarları, askeri denge ve azınlık hakları konusundaki görüş ayrılıkları karşılıklı güvensizliğin devam etmesine neden oluyor. Dolayısıyla ilişkilerdeki istikrar, büyük ölçüde tarafların mevcut anlaşmazlıkları kontrol altında tutma ve bunların geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmesini önleme kapasitesine bağlı bulunuyor.

Yazar: Meline Datoyan

Kaynak:
Ermeni Haber

Tags: TürkiyeYunanistan

Bölümdeki son haberler

Muaythai Avrupa Şampiyonası 2027’de Ermenistan’da düzenlenecek

28 Ekim 2026

Şampiyonaya 44 ülkeden 600'ün üzerinde sporcu katılacak. Ayrıca 300'den fazla resmi heyet temsilcisinin Ermenistan’a gelmesi bekleniyor.

İspanya Kraliçesi Ermenistan’da Geghard Manastır Kompleksini ziyaret etti

28 Ekim 2026

Kraliçe Sofía, ruhani müzik dinleyerek Ermeni halkının zengin manevi ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı buldu. 

Derik Surp Kevork Ermeni Kilisesi’ndeki tablolarla ilgili tartışma sürüyor

28 Ekim 2026

Kilisenin kilidi mülk sahibi Keçecioğlu Ailesi tarafından değiştirilmişti.

64

Recep Tayyip Erdoğan 2026’da Ermenistan’ı ziyaret edecek mi?

Kısa ve öz

  • Güncel Haberler
  • Hakkımızda
  • Kısa ve öz

2010-2025 © ermenihaber.am
Tüm hakları saklıdır

ERMENİ HABER AJANSI

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
  • Dünya
  • Toplum
  • Hukuki
  • Eğitim
  • Röportaj
  • Eski site
  • Hakkımızda

Copyright EH ermenihaber.am © 2015-2025
Tüm hakları saklıdır