Siyasi analist ve Yerevan Basın Kulübü Onursal Başkanı Boris Navasardyan, Factor TV’ye verdiği röportajda, Rusya’nın Güney Kafkasya’daki nüfuzunu sürdürebilmek için “zayıf bir halka”ya ihtiyaç duyduğunu ve Moskova’nın Ermenistan’ı bu rol için uygun gördüğünü söyledi.
Navasardyan’a göre, Ermenistan’daki muhalefet de Rusya’nın ülkedeki etki araçlarından biri olmayı sürdürüyor. Analist, Rusya’nın Ermenistan tarım ürünleri, alkollü içecekler, maden suyu ve diğer bazı ürünlerine yönelik kısıtlamalarını, parlamento seçimleri öncesinde başlayan baskı politikasının devamı olarak değerlendirdi. Ona göre, sonbaharda yapılacak yerel seçimler de bu baskının hedefleri arasında yer alıyor.
Ermenistan ile Rusya arasındaki derin görüş ayrılıklarının yalnızca dış politika konularından değil, iki ülkenin devlet anlayışlarındaki farklılıklardan da kaynaklandığını belirten Navasardyan, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerine de değindi.
Analist, mevcut koşullarda Azerbaycan ile barış anlaşmasının imzalanmasına yönelik somut bir mekanizma görmediğini, bunun ancak Ermenistan Anayasası’nda değişiklik yapılmasına ilişkin bir referandumla mümkün olabileceğini ifade etti. Ancak Ermeni toplumunun henüz anayasal reformlara hazır olmadığını ve mevcut toplumsal kutuplaşma ortamında referandumun en uygun seçenek olmayacağını söyledi.
Navasardyan, Bakü ve Yerevan’ın da barış anlaşmasının 17 maddesini tam anlamıyla uygulamaya hazır olmadıklarını savunarak, bu nedenle tarafların süreci ilerletecek geçici bir belge üzerinde uzlaşmasının faydalı olacağını dile getirdi.
Analiste göre, Ermenistan ile Azerbaycan arasında diplomatik ilişkilerin kurulması, barış anlaşması imzalanmadan da mümkündür. İlk aşamada üçüncü ülkelerin diplomatik temsilcilikleri kullanılabilir; örneğin Kazakistan’ın Yerevan’daki büyükelçiliği Azerbaycan’ın çıkarlarını temsil edebilir, Ermenistan’ın Tiflis Büyükelçiliği ise Azerbaycan tarafıyla temasların geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
TRIPP projesine de değinen Navasardyan, ABD’nin İran ile yaşadığı gerilimin Washington’un projeye olan ilgisini azaltmadığını belirtti.
İç siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise analist, yerel seçimler öncesinde toplumdaki kutuplaşmanın hem iktidarın hem de muhalefetin işine yaradığını söyledi. Navasardyan, muhalefetin anayasa referandumunu destekleyebileceği yönündeki görüşleri ise “absürt” olarak nitelendirdi.
Analiste göre, dış politika meseleleri bugün Ermenistan için hayati önem taşısa da ülkedeki sert iç siyasi mücadele, bu alanda etkili bir politika yürütülmesini zorlaştırıyor.
Kaynak: Ermeni Haber



