Asıl adı Harutyun Vardanyan olan Harut Vardan, 23 Haziran 1880’de Rus İmparatorluğu sınırları içindeki Nahçıvan’da Ermeni bir ailede dünyaya geldi. Tiflis Gimnazyumu’ndaki eğitiminin ardından Harkov’da tıp öğrenimine başladı, ancak kısa süre sonra bu eğitimini yarıda bıraktı. 20. yüzyılın ilk yıllarında Japonya ve Sankt Petersburg’da yaşayan Vardan, 1905 Devrimi’nin ardından Almanya’ya yerleşti. Freiberg Madencilik ve Teknoloji Üniversitesi’nde eğitim gördü. Bir süre Şili ve Bolivya’da mühendis olarak çalıştıktan sonra Almanya’ya dönerek kendisini tiyatro ve sinema sanatına adadı.
Alphanews’in aktardığına göre 1916 yılında sinema kariyerine adım atan Harut Vardan, ilk yıllarında başrollerde yer aldı, daha sonraki dönemde ise daha çok karakter oyuncusu olarak tanındı. Yaklaşık 90 yapımdan oluşan filmografisinde “Hayalet Avı” (1918), “Christian Wahnschaffe” (1920), “Canlı Pervane” (1921), “Luther” (1928), “Tannenberg” (1932), “Aseyev” (1935) ve “Baron Münchhausen’in Maceraları” (1943) gibi filmler bulunuyor.
Nazi Almanyası döneminde çoğunlukla Rus ya da Doğulu karakterleri canlandırdığı yan rollerde yer alan Vardan, dönemin propaganda filmlerinde de rol aldı. Bunlar arasında 1942 yapımı “Bakü’ye Saldırı”ı filmi de bulunuyor. Üstlendiği rollerin sınırlı olmasına rağmen oyunculuk kariyerini yaşamının son yıllarına kadar sürdürdü.
Harut Vardan, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden yalnızca birkaç hafta önce, 14 Nisan 1945’te Berlin’de geçirdiği felç sonucu hayatını kaybetti.
Onun yaşam öyküsü, siyasi çalkantılara ve kültürel engellere rağmen Avrupa sanat dünyasında kendine yer edinmeyi başaran Ermeni kökenli bir sanatçının dikkat çekici yolculuğunu yansıtıyor. Harut Vardan, 20. yüzyılın ilk yarısında Alman sinemasında iz bırakan isimlerden biri olarak hafızalarda yer edinirken, yaşamı ve sanatı Avrupa tarihinin önemli dönemeçleriyle iç içe geçmiş Ermeni diasporasının dikkat çekici temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Ermeni Haber








