• Hakkımızda
  • Dünya
  • Toplum
  • Hukuki
  • Eğitim
  • Röportaj
  • Eski site
27 Ekim 2026
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
No Result
View All Result
  • am Հայերեն
  • tr Türkçe
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
Ermeni haber ajansı
Kısa ve öz
am Հայերեն tr Türkçe

Bakü’nün tepkisi Erdoğan’ın çevresine kadar ulaştı: Ankara-Bakü ittifakının sınırları

10:23, 27 Ekim 2026
- Ana, Yazılar, ztr
Share on FacebookShare on Twitter

Türkiye ile Azerbaycan arasında son dönemde yaşanan tartışma, iki ülke arasındaki stratejik ittifakın siyasi ve ideolojik çelişkilerden bağımsız olmadığını gösterdi. Gerilimin doğrudan nedeni, Azerbaycan’daki okullarda başörtüsü kullanımına getirilen kısıtlamalar etrafında başlayan tartışma oldu.

Ancak anlaşmazlıkların arka planı daha geniş bir çerçeveye dayanıyordu. Azerbaycan-İsrail ilişkileri ve Ankara’nın dış politika yaklaşımı da bu gerilimde etkili oldu. Türk yetkililerin eleştirileri Bakü tarafından ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendirilirken, sonraki gelişmeler iki müttefik arasındaki karşılıklı tavizlerin sınırlarına ilişkin soru işaretleri doğurdu.

Gerilimin tırmandığı süreçte, Türkiye’de iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) temsilcileri ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan’daki okullarda başörtüsüne getirilen kısıtlamaları din ve inanç özgürlüğü açısından eleştirdi. Bakü ise ülkenin egemenliğini ve iç politikalarını bağımsız biçimde belirleme hakkını vurgulayarak bu eleştirilere karşılık verdi. Azerbaycan’ın iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Türk yetkililerin açıklamalarını ülkenin içişlerine müdahale olarak nitelendirdi. Azerbaycan’ın 31 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirmesinden Saral’ın görevinden ayrılmasına kadar uzanan gelişmeler, tartışmayı daha geniş bir siyasi zemine taşıdı ve dini ve kültürel ortaklıkların her zaman stratejik çıkarların önüne geçmediğini ortaya koydu.

Gerilimin derinleşmesinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaşanan gelişmeler de etkili oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşması sırasında Türk diplomatlar salonu terk ederken Azerbaycan temsilcisinin salonda kalması, Türkiye’de Bakü’nün İsrail ile ilişkileri bağlamında tartışıldı. Aynı toplantılar sırasında Erdoğan, okullarda kız öğrencilerin başörtüsü takmasına getirilen kısıtlamaları da eleştirdi. Erdoğan, Azerbaycan’ın adını doğrudan anmamış olsa da açıklamaları Bakü’ye yönelik dolaylı bir eleştiri olarak yorumlandı ve iki ülke arasında zaten mevcut olan görüş ayrılıklarının daha da belirginleşmesine yol açtı.

Erdoğan’ın liderliğindeki siyasi ittifakın kilit ortaklarından Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Ekim’de yaptığı açıklamada Türk devletlerinin egemenliğine, iç hukuklarına ve birbirlerinin içişlerine müdahale etmeme ilkesine saygı gösterilmesinin önemini vurguladı. Bahçeli’nin açıklaması, gerilimi azaltma ve iki ülke arasındaki kamuoyu önündeki görüş ayrılıklarını yatıştırma girişimi olarak değerlendirilebilir. Ancak Ankara’nın sonraki adımları, ilişkileri düzeltme çabalarının yalnızca siyasi açıklamalarla sınırlı kalmadığını gösterdi.

21 Ekim’de Azerbaycan, 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan ederek bu kişilerin ülkeye girişini yasakladı. Söz konusu kişiler arasında Türkiye’den muhalif siyasetçiler ve gazeteciler de bulunuyordu. Aynı gün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Türkiye Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre iki lider, ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı. Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşlik ilişkilerinden güç alarak iş birliğini daha üst seviyelere taşıyacağını belirtti. Ayrıca Aliyev’i 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne davet etti.

Ayrıca Azerbaycan’a yakın medya kuruluşlarının telefon görüşmesini memnuniyetle karşılamalarına rağmen, bunu gecikmiş bir adım olarak değerlendirmeleri dikkat çekti. Söz konusu medya kuruluşları, kriz dönemlerinde daha hızlı ve etkili bir iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Resmî açıklamada iki cumhurbaşkanının 31 Türk vatandaşına yönelik giriş yasağını ele alıp almadığı belirtilmese de telefon görüşmesinin zamanlaması, genel siyasi bağlamın anlaşılması açısından önem taşıyor.

Telefon görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral’ın görevden ayrılması gündeme geldi. Türk muhalif medyasında yer alan haberlere göre Saral’ın görevden alınmasını Aliyev’in ofisi talep etmişti. Saral da görevini kaybettiğini doğrularken bunun Azerbaycan’la ilgili açıklamalarından kaynaklandığını belirtti. Görevden ayrılmasının tüm ayrıntıları resmen açıklanmamış olsa da gelişmelerin zamanlaması, bu adımın Ankara’nın Bakü’ye yönelik uzlaşmacı bir siyasi jesti olarak değerlendirilebileceğine işaret ediyor. Söz konusu gelişme, iki ülke liderinin 30 Ekim’deki görüşmesi öncesinde yaşandı.

Bu gelişmeler ışığında temel bir soru ortaya çıkıyor: Ankara, Bakü’nün tepkisini dikkate alarak cumhurbaşkanının başdanışmanını görevden alırken Azerbaycan neden 31 Türk vatandaşına yönelik giriş yasağını kaldırmıyor? Bu durum, iki müttefik arasındaki ilişkilerde karşılıklı taviz ilkesinin ne ölçüde geçerli olduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor. Ankara adımlarını Bakü’nün hassasiyetlerine göre şekillendirmeye hazırsa, bunun karşılığında ne bekliyor?

Gelişmelerin seyri, Türkiye açısından Azerbaycan’la stratejik ilişkileri korumanın öncelikli olduğunu gösteriyor. Ankara’nın iktidar partisinin başörtüsü konusundaki tutumu, din ve inanç özgürlüğüne ilişkin siyasi yaklaşımıyla da bağlantılı olsa da bu durum Bakü’ye yönelik eleştirilerin sürdürülmesi yönünde bir irade ortaya çıkmasına yol açmadı. Aksine Ankara, Azerbaycan tarafının tepkilerini dikkate alarak görüş ayrılıklarını yumuşatmayı tercih ediyor gibi görünüyor.

Peki, bu gerilim Türkiye’nin Ermenistan politikasını etkileyebilir mi? Ankara, Azerbaycan’la ilişkilerinde Bakü’nün hassasiyetlerini gözetmeye çalışıyorsa, Azerbaycan tarafı Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik atacağı sonraki adımlar üzerinde ne ölçüde etkili olabilir?

Teorik olarak Ankara, Ermenistan’la ilişkilerinde atacağı olumlu bir adımla dış politikasının ne ölçüde “bağımsız” olduğunu göstermeye ya da bölgesel süreçlerde yapıcı bir rol üstlenmeye “hazır” olduğu mesajını vermeye çalışabilir. Ancak mevcut durumda Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşanan gerilimin giderilmesiyle Ermenistan’a yönelik somut bir adım arasında bağlantı kurmak için yeterli dayanak bulunmuyor. Gerçek siyasi ilerlemeyi, bu yöndeki açıklamalardan veya ilerleme sağlandığı izlenimi yaratma çabalarından ayırmak da aynı ölçüde önemli.

Ermenistan-Türkiye normalleşme süreci, Ankara’nın Azerbaycan’la stratejik ittifakını sürdürdüğü bir ortamda ilerliyor. Bu nedenle Bakü’nün tutumu, Türkiye’nin atabileceği adımları değerlendirirken dikkate alınması gereken etkenlerden biri olmayı sürdürüyor. Temel soru şu: Ankara, Ermenistan’la ilişkilerin normalleşmesi konusunda kendi çıkarları doğrultusunda kararlar alabilecek mi, yoksa süreç Azerbaycan’la ilişkilerin seyrine bağlı kalmaya devam mı edecek?

29-30 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenmesi planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi kapsamında Erdoğan ile Aliyev arasında gerçekleşebilecek görüşme, iki ülke arasındaki gerilimin bundan sonraki seyrine ilişkin bazı ipuçları verebilir.

Bununla birlikte, “bir millet, iki devlet” ilkesinin pratikteki sınırlarını yalnızca dinî ve kültürel ortaklıklar değil, siyasi ve stratejik çıkarlar da belirliyor. Bu çıkarlar çatıştığında Ankara, kendi iktidar çevresinden bir ismin görevden ayrılması pahasına bile olsa Bakü’yle ittifakı korumaya öncelik veriyor gibi görünüyor.

Kaynak: Ermeni Haber

Tags: AliyevAzerbaycanErdoğanErmenistanOktay SaralTürkiye

Bölümdeki son haberler

İspanya Kraliçesi Ermenistan’da

27 Ekim 2026

Havalimanda Kraliçe’yi Ermenistan Eğitim, Bilim, Kültür ve Spor Bakanı Zhanna Andreasyan karşıladı.

Hollanda’dan Ermenistan ve Azerbaycan’a mali destek

27 Ekim 2026

Hollanda, Ermeni halkının barış yolunu seçme kararını ve Avrupa ailesiyle daha yakın iş birliği arayışını memnuniyetle karşılıyor.

Ermeni teknik adam Beyrut’un Nejmeh kulübünün başına geçti

27 Ekim 2026

Vardan Minasyan, milli takımın başında 2009-2013 ve 2018 yıllarında bulundu.

Next Post

Yamal yılın en iyi genç erkek futbolcusu, Lopes ise iyi genç kadın futbolcusu seçildi

62

Recep Tayyip Erdoğan 2026’da Ermenistan’ı ziyaret edecek mi?

Kısa ve öz

  • Güncel Haberler
  • Hakkımızda
  • Kısa ve öz

2010-2025 © ermenihaber.am
Tüm hakları saklıdır

ERMENİ HABER AJANSI

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Soykırım
  • Askeri
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bölge
  • Karabağ
  • Kültür
  • Spor
  • Yazılar
  • Dünya
  • Toplum
  • Hukuki
  • Eğitim
  • Röportaj
  • Eski site
  • Hakkımızda

Copyright EH ermenihaber.am © 2015-2025
Tüm hakları saklıdır