Ermenistan Kamu Televizyonu’na verdiği özel röportajda konuşan Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, “Ermenistan üzerindeki ulaşım engelleri kalkıyor. TRIPP projesi konusunda ABD tarafıyla yoğun görüşmelerimiz sürüyor; projenin inşaatına önümüzdeki yıl başlanacak. Ermenistan, TRIPP sayesinde dış pazarlara entegre olacak” ifadelerini kullandı.
Bölgesel gelişmelere değinen Mirzoyan, mevcut durumu şu sözlerle özetledi: “Barış tesis edilmiş durumda ve işbirliği emareleri görülüyor. Ancak bu, gerekli yolun tamamını katettiğimiz anlamına gelmiyor; mevcut sorunların hala ele alınması ve çözüme kavuşturulması gerekiyor.”
Bakan Mirzoyan, yılın en önemli diplomatik gelişmesi olarak Washington Zirvesi’ni işaret etti. Zirvenin, barış ve ulaşım yollarının açılması (ablukanın kaldırılması) konularında, kamuoyuna ilan edilen ilkeler çerçevesinde geçtiğini vurguladı. Stratejik ortaklıkların kâğıt üzerinde kalmayıp sahada hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Mirzoyan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sahada somut sonuçlar alıyoruz. Şimdiden bir öngörüde bulunayım; yakın gelecekte yeni ortaklıklar da kurulacaktır.”
Mirzoyan, Azerbaycan ile yürütülen normalleşme süreci ve barış anlaşmasının imzalanması hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Mirzoyan, süreçte ilerleme kaydedilmesine rağmen tüm pürüzlerin giderilmediğine dikkat çekti, Ermenistan Dışişleri Bakanı “Tüm sorunların çözüldüğünü iddia etmek, kendimizi kandırmak olur” ifadelerini kullandı.
Barışın tesisi ve iş birliği konusunda adımlar atıldığını ancak insani meselelerin henüz tam anlamıyla çözülmediğini belirten Mirzoyan, Bakü yönetiminin kullandığı retoriğe ve tutuklular konusuna şu sözlerle değindi:
“Bakü hapishanelerinde tutulan kişiler var ve çeşitli platformlarda gündeme getirilen bir “Batı Azerbaycan” söylemi mevcut. Bunlar çözülmesi gereken sorunlardır. Barış zemini oluşmuş ve iş birliği emareleri görülüyor olsa da insani meselelerin de çözüme kavuşturulması gerekiyor. Ayrıca “Batı Azerbaycan” söylemini toprak bütünlüğümüze yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla henüz katetmemiz gereken bir yol var, ancak bu yolda yürümeye devam etmeliyiz.”









